← Sure 3

3:97

فِيهِ ءَايَـٰتٌۢ بَيِّنَـٰتٌ مَّقَامُ إِبْرَٰهِيمَ ۖ وَمَن دَخَلَهُۥ كَانَ ءَامِنًا ۗ وَلِلَّهِ عَلَى ٱلنَّاسِ حِجُّ ٱلْبَيْتِ مَنِ ٱسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلًا ۚ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ عَنِ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Kelime kelime

فِيهِ
onda vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ءَايَٰتٌۢ
deliller
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتٌۢİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بَيِّنَٰتٌ
açık açık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيِّنَٰتٌİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
مَّقَامُ
Makamı
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
مَّقَامُİsimeril، merfû (nominatif)
إِبْرَٰهِيمَ
İbrahim'in
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِبْرَٰهِيمَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
دَخَلَهُۥ
ona girse
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
دَخَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَ
güvene erer
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ءَامِنًا
güvenli
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامِنًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلِلَّهِ
Allah'ın bir hakkıdır
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
عَلَى
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّاسِ
insanlar
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
حِجُّ
(gidip) haccetmesi
İsim
Kök: حجج
Dilbilgisi (i'rab)
حِجُّİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْبَيْتِ
Ev'e
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَيْتِİsimeril، mecrûr (genitif)
مَنِ
herkesin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنِİsimism-i mevsûl
ٱسْتَطَاعَ
gücü yeten
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَطَاعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِلَيْهِ
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
سَبِيلًا
yoluna
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimşart
كَفَرَ
nankörlük ederse
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَإِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
غَنِىٌّ
zengindir
İsim
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
غَنِىٌّİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَنِ
bütün alemlerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِEdatharf-i cer (edat)
ٱلْعَٰلَمِينَ
alemlerin
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰلَمِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Orada apaçık deliller vardır, İbrahim'in makamı vardır; kim oraya girerse, güvenlik içinde olur; oraya yol bulabilen insana Allah için Kabe'yi haccetmesi gereklidir. Kim inkar ederse, bilsin ki; doğrusu Allah alemlerden müstağnidir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onda apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtaç)dir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onda apaçık deliller, (örneğin) İbrahim’in makamı vardır. Oraya giren güvende olur. Yoluna gücü yetenlerin o Evi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerindeki bir (hakkı)dır. Kim (haccın farz olduğunu) inkâr ederse, şüphesiz ki Allah bütün âlemlerden zengindir (muhtaç değildir).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

In it are Signs Manifest; (for example), the Station of Abraham; whoever enters it attains security; Pilgrimage thereto is a duty men owe to Allah,- those who can afford the journey; but if any deny faith, Allah stands not in need of any of His creatures.

A. Yusuf Alipublic-domain

there are clear signs in it; it is the place where Abraham stood to pray; whoever enters it is safe. Pilgrimage to the House is a duty owed to God by people who are able to undertake it. Those who reject this [should know that] God has no need of anyone.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Wherein are plain memorials (of Allah's guidance); the place where Abraham stood up to pray; and whosoever entereth it is safe. And pilgrimage to the House is a duty unto Allah for mankind, for him who can find a way thither. As for him who disbelieveth, (let him know that) lo! Allah is Independent of (all) creatures.

M. Pickthallpublic-domain

In it are clear signs [such as] the standing place of Abraham. And whoever enters it [i.e., the Ḥaram] shall be safe. And [due] to Allāh from the people is a pilgrimage to the House - for whoever is able to find thereto a way. But whoever disbelieves [i.e., refuses] - then indeed, Allāh is free from need of the worlds.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

في هذا البيت دلالات ظاهرات أنه من بناء إبراهيم، وأن الله عظَّمه وشرَّفه، منها: مقام إبراهيم عليه السلام، وهو الحَجَر الذي كان يقف عليه حين كان يرفع القواعد من البيت هو وابنه إسماعيل، ومن دخل هذا البيت أَمِنَ على نفسه فلا يناله أحد بسوء. وقد أوجب الله على المستطيع من الناس في أي مكان قَصْدَ هذا البيت لأداء مناسك الحج. ومن جحد فريضة الحج فقد كفر، والله غني عنه وعن حجِّه وعمله، وعن سائر خَلْقه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

İçerik