20:116
وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ
Kelime kelime
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Meal
"Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Bir vakit meleklere: "Âdem(e hürmet) için secde edin" demiştik; İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o çekinmişti.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Hani meleklere “Âdem için (Allah’a) secde edin.” demiştik; onlar da hemen secde etmişlerdi. İblis hariç. O, (secde etmemekte) direnmişti.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
When We said to the angels, "Prostrate yourselves to Adam", they prostrated themselves, but not Iblis: he refused.
A. Yusuf Alipublic-domain
When We said to the angels, ‘Bow down before Adam,’ they did. But Iblis refused,
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
And when We said unto the angels: Fall prostrate before Adam, they fell prostrate (all) save Iblis; he refused.
M. Pickthallpublic-domain
And [mention] when We said to the angels, "Prostrate to Adam," and they prostrated, except Iblees; he refused.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
واذكر - أيها الرسول - إذ قلنا للملائكة: اسجدوا لآدم سجود تحية وإكرام، فأطاعوا، وسجدوا، لكن إبليس امتنع من السجود.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution
İlgili ayetler
- 2:31Âdem konusu
وَعَلَّمَ ءَادَمَ ٱلْأَسْمَآءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ فَقَالَ أَنۢبِـُٔونِى بِأَسْمَآءِ هَـٰٓؤُلَآءِ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ
(Allah) Âdem’e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere yöneltip “Doğruysanız şunların isimlerini bana bildirin.” demişti.
- 2:33Âdem konusu
قَالَ يَـٰٓـَٔادَمُ أَنۢبِئْهُم بِأَسْمَآئِهِمْ ۖ فَلَمَّآ أَنۢبَأَهُم بِأَسْمَآئِهِمْ قَالَ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ إِنِّىٓ أَعْلَمُ غَيْبَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَأَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ
(Allah:) “Ey Âdem! Onların isimlerini onlara (meleklere) bildir.” demiş, (Âdem) isimlerini kendilerine bildirince “Ben size 'Şüphesiz ki göklerin ve yerin gaybını (bilinemeyenini) bilirim; açıkladıklarınızı da gizlemiş olduklarınızı da bilirim' dememiş miydim?” demişti.
- 2:34Âdem konusu
وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ وَٱسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلْكَـٰفِرِينَ
Hani meleklere “Âdem için (Allah’a) secde edin.” demiştik; onlar da hemen secde etmişti. İblis hariç. (Çünkü o) yüz çevirmiş, kibirlenmiş ve kâfirlerden olmuştu.
- 2:35Âdem konusu
وَقُلْنَا يَـٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَـٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Şöyle demiştik: “Ey Âdem! Sen ve eşin şu bahçeye yerleşip, dilediğiniz yerden bolca yiyin! Şu ağaca sakın yaklaşmayın; yoksa kaybedenlerden olursunuz.”
- 2:37Âdem konusu
فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَـٰتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
Âdem, Rabbinden birtakım (öğretici) sözler almıştı ve (Rabbi de) tevbesini kabul etmişti. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.
- 3:33Âdem konusu
۞ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَىٰٓ ءَادَمَ وَنُوحًا وَءَالَ إِبْرَٰهِيمَ وَءَالَ عِمْرَٰنَ عَلَى ٱلْعَـٰلَمِينَ
Şüphesiz ki Allah; Âdem’i, Nuh’u, İbrahim Ailesi ile İmran Ailesini âlemlere (diğer insanlara) seçmiştir.
- 3:59Âdem konusu
إِنَّ مَثَلَ عِيسَىٰ عِندَ ٱللَّهِ كَمَثَلِ ءَادَمَ ۖ خَلَقَهُۥ مِن تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
Allah katında İsa’nın örneği, Âdem’in örneği gibidir. (Allah) onu topraktan yarattı. Sonra ona “Ol!” dedi, o da hemen olmaya başladı.
- 5:27Âdem konusu
۞ وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ٱبْنَىْ ءَادَمَ بِٱلْحَقِّ إِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ أَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ ٱلْـَٔاخَرِ قَالَ لَأَقْتُلَنَّكَ ۖ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلْمُتَّقِينَ
Onlara, iki âdemoğlunun (şu) haberini gerçek olarak tilavet et (okuyup aktar): Hani birer kurban sunmuşlardı da birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kabul edilmeyen kişi, diğerine) “Şüphesiz ki seni öldüreceğim.” demişti. (Diğeri de) şöyle demişti: “Allah sadece muttakîlerden (duyarlı olanlardan) kabul eder.