← Sure 20

20:117

فَقُلْنَا يَـٰٓـَٔادَمُ إِنَّ هَـٰذَا عَدُوٌّ لَّكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ ٱلْجَنَّةِ فَتَشْقَىٰٓ

Kelime kelime

فَقُلْنَا
dedik ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قُلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
يَٰٓـَٔادَمُ
ey Adem
İsim
Kök: أدم
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
ـَٔادَمُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
عَدُوٌّ
düşmandır
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
عَدُوٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّكَ
sena
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
وَلِزَوْجِكَ
ve eşine
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
زَوْجِİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
فَلَا
sakın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يُخْرِجَنَّكُمَا
sizi çıkarmasın
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
يُخْرِجَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
كُمَاİsimzamir، son ek، 2. ikil
مِنَ
cennetten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجَنَّةِ
cennet
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةِİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
فَتَشْقَىٰٓ
sonra yorulursun
Fiil
Kök: شقو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
تَشْقَىٰٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril

Meal

TR

"Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz de (Âdem'e) şöyle demiştik: "Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra bedbaht olursun (sıkıntı çeker, perişan olursun)."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Demiştik ki: “Ey Âdem! Bu (İblis) hem senin için hem de eşin için düşmandır. Sakın sizi cennetten (bahçeden) çıkarmasın! Sonra sıkıntı çekersin.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Then We said: "O Adam! verily, this is an enemy to thee and thy wife: so let him not get you both out of the Garden, so that thou art landed in misery.

A. Yusuf Alipublic-domain

so We said, ‘Adam, this is your enemy, yours and your wife’s: do not let him drive you out of the garden and make you miserable.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Therefor we said: O Adam! This is an enemy unto thee and unto thy wife, so let him not drive you both out of the Garden so that thou come to toil.

M. Pickthallpublic-domain

So We said, "O Adam, indeed this is an enemy to you and to your wife. Then let him not remove you from Paradise so you would suffer.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فقلنا: يا آدم إن إبليس هذا عدو لك ولزوجتك، فاحذرا منه، ولا تطيعاه بمعصيتي، فيخرجكما من الجنة، فتشقى إذا أُخرجت منها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?