← Sure 29

29:29

أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ ٱلسَّبِيلَ وَتَأْتُونَ فِى نَادِيكُمُ ٱلْمُنكَرَ ۖ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتِنَا بِعَذَابِ ٱللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

Kelime kelime

أَئِنَّكُمْ
siz ha?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
ئِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَتَأْتُونَ
gidiyorsunuz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
تَأْتُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلرِّجَالَ
erkeklere
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّجَالَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَتَقْطَعُونَ
ve kesiyorsunuz
Fiil
Kök: قطع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَقْطَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلسَّبِيلَ
yol
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّبِيلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَتَأْتُونَ
ve yapıyorsunuz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَأْتُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
toplantılarınızda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
نَادِيكُمُ
meclisini
İsim
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
نَادِيİsimism-i fâil (etken ortaç)، mecrûr (genitif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْمُنكَرَ
edepsizce şeyler
İsim
Kök: نكر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُنكَرَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
فَمَا
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانَ
olmadı
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
جَوَابَ
cevabı
İsim
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
جَوَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
قَوْمِهِۦٓ
Kavmi'nin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِلَّآ
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَن
demelerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱئْتِنَا
haydi getir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱئْتِFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِعَذَابِ
azabını
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتَ
isen
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنَ
doğrulardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلصَّٰدِقِينَ
doğrulara
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰدِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Erkeklere yaklaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda fena şeyler yapmıyor musunuz?" Milletinin cevabı: "Doğru sözlü isen bize Allah'ın azabını getir" demek oldu.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"(Bu ilâhî ikazdan sonra) siz, ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı ise, şöyle demelerinden ibaret oldu: "Doğru söyleyenlerden isen Allah'ın azabını getir bize!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Siz erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda o çirkinliği mi yapacaksınız!” Kavminin cevabı ise “Doğru söyleyenlerdensen bize Allah’ın azabını getir!” demelerinden başka bir şey olmamıştı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Do ye indeed approach men, and cut off the highway?- and practise wickedness (even) in your councils?" But his people gave no answer but this: they said: "Bring us the Wrath of Allah if thou tellest the truth."

A. Yusuf Alipublic-domain

How can you lust after men, waylay travellers, and commit evil in your gatherings?’ the only answer his people gave was, ‘Bring God’s punishment down on us, if what you say is true.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

For come ye not in unto males, and cut ye not the road (for travellers), and commit ye not abomination in your meetings? But the answer of his folk was only that they said: Bring Allah's doom upon us if thou art a truthteller!

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, you approach men and obstruct the road and commit in your meetings [every] evil." And the answer of his people was not but that they said, "Bring us the punishment of Allāh, if you should be of the truthful."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها الرسول- لوطًا حين قال لقومه: إنكم لتأتون الفعلة القبيحة، ما تَقَدَّمكم بفعلها أحد من العالمين، أإنكم لتأتون الرجال في أدبارهم، وتقطعون على المسافرين طرقهم بفعلكم الخبيث، وتأتون في مجالسكم الأعمال المنكرة كالسخرية من الناس، وحذف المارة، وإيذائهم بما لا يليق من الأقوال والأفعال؟ وفي هذا إعلام بأنه لا يجوز أن يجتمع الناس على المنكر مما نهى الله ورسوله عنه. فلم يكن جواب قوم لوط له إلا أن قالوا: جئنا بعذاب الله إن كنت من الصادقين فيما تقول، والمنجزين لما تَعِد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?