← Sure 3

3:103

وَٱعْتَصِمُوا۟ بِحَبْلِ ٱللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا۟ ۚ وَٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَآءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِۦٓ إِخْوَٰنًا وَكُنتُمْ عَلَىٰ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ ٱلنَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَـٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Kelime kelime

وَٱعْتَصِمُوا۟
ve yapışın
Fiil
Kök: عصم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱعْتَصِمُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِحَبْلِ
ipine
İsim
Kök: حبل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
حَبْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
جَمِيعًا
topluca
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمِيعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
ayrılmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَفَرَّقُوا۟
bölünüp
Fiil
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
تَفَرَّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَٱذْكُرُوا۟
ve hatırlayın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِعْمَتَ
ni'metini
İsim
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
نِعْمَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
عَلَيْكُمْ
size olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِذْ
hani
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
كُنتُمْ
siz idiniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَعْدَآءً
birbirinize düşman
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْدَآءًİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَأَلَّفَ
(Allah) uzlaştırdı
Fiil
Kök: ألف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَلَّفَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بَيْنَ
arasını
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
قُلُوبِكُمْ
kalblerinizin
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَأَصْبَحْتُم
(haline) geldiniz
Fiil
Kök: صبح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْبَحْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِنِعْمَتِهِۦٓ
O'un ni'metiyle
İsim
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نِعْمَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِخْوَٰنًا
kardeşler
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
إِخْوَٰنًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَكُنتُمْ
siz bulunuyordunuz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
kenarında;
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
شَفَا
eşik
İsim
Kök: شفو
Dilbilgisi (i'rab)
شَفَاİsimmecrûr (genitif)
حُفْرَةٍ
bir çukurun
İsim
Kök: حفر
Dilbilgisi (i'rab)
حُفْرَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنَ
ateşten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّارِ
ateş
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَأَنقَذَكُم
(Allah) sizi kurtardı
Fiil
Kök: نقذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنقَذَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
كَذَٰلِكَ
böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
يُبَيِّنُ
açıklıyor
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
يُبَيِّنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
ءَايَٰتِهِۦ
ayetlerini
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَعَلَّكُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَهْتَدُونَ
yola gelirsiniz
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
تَهْتَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın; sakın ayrılmayın! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşmandınız da kalplerinizi birleştirmişti ve O’nun nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Ateşten bir çukurun tam kenarındayken oradan da sizi kurtarmıştı. Allah doğru yolu bulasınız diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And hold fast, all together, by the rope which Allah (stretches out for you), and be not divided among yourselves; and remember with gratitude Allah's favour on you; for ye were enemies and He joined your hearts in love, so that by His Grace, ye became brethren; and ye were on the brink of the pit of Fire, and He saved you from it. Thus doth Allah make His Signs clear to you: That ye may be guided.

A. Yusuf Alipublic-domain

Hold fast to God’s rope all together; do not split into factions. Remember God’s favour to you: you were enemies and then He brought your hearts together and you became brothers by His grace; you were about to fall into a pit of Fire and He saved you from it- in this way God makes His revelations clear to you so that you may be rightly guided.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And hold fast, all of you together, to the cable of Allah, and do not separate. And remember Allah's favour unto you: How ye were enemies and He made friendship between your hearts so that ye became as brothers by His grace; and (how) ye were upon the brink of an abyss of fire, and He did save you from it. Thus Allah maketh clear His revelations unto you, that haply ye may be guided,

M. Pickthallpublic-domain

And hold firmly to the rope of Allāh all together and do not become divided. And remember the favor of Allāh upon you - when you were enemies and He brought your hearts together and you became, by His favor, brothers. And you were on the edge of a pit of the Fire, and He saved you from it. Thus does Allāh make clear to you His verses that you may be guided.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وتمسَّكوا جميعًا بكتاب ربكم وهدي نبيكم، ولا تفعلوا ما يؤدي إلى فرقتكم. واذكروا نعمة جليلة أنعم الله بها عليكم: إذ كنتم -أيها المؤمنون- قبل الإسلام أعداء، فجمع الله قلوبكم على محبته ومحبة رسوله، وألقى في قلوبكم محبة بعضكم لبعض، فأصبحتم -بفضله- إخوانا متحابين، وكنتم على حافة نار جهنم، فهداكم الله بالإسلام ونجَّاكم من النار. وكما بيَّن الله لكم معالم الإيمان الصحيح فكذلك يبيِّن لكم كل ما فيه صلاحكم؛ لتهتدوا إلى سبيل الرشاد، وتسلكوها، فلا تضلوا عنها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?