← Sure 3

3:194

رَبَّنَا وَءَاتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

Kelime kelime

رَبَّنَا
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَءَاتِنَا
ve bize ver
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاتِFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَا
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
وَعَدتَّنَا
va'dettiğin
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعَدFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَّİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَىٰ
elçilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
رُسُلِكَ
ve Elçisine
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رُسُلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَلَا
bizi rezil perişan etme'
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تُخْزِنَا
beni rezil etmeyin
Fiil
Kök: خزي
Dilbilgisi (i'rab)
تُخْزِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
يَوْمَ
günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
إِنَّكَ
zira sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَا
caymazsın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تُخْلِفُ
ama ben sözümden caydım
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
تُخْلِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
ٱلْمِيعَادَ
verdiğin sözden
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مِيعَادَİsimeril، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

"Rabbimiz! Peygamberlerinle vadettiklerini bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen şüphesiz sözünden caymazsın".

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Rabbimiz! bize peygamberlerine vaad ettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Muhakkak sen verdiğin sözden dönmezsin".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rabbimiz! Bize, elçilerin vasıtasıyla vadettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil etme! Şüphesiz ki sen sözünden dönmezsin.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Our Lord! Grant us what Thou didst promise unto us through Thine messengers, and save us from shame on the Day of Judgment: For Thou never breakest Thy promise."

A. Yusuf Alipublic-domain

Our Lord! Bestow upon us all that You have promised us through Your messengers- do not humiliate us on the Day of Resurrection- You never break Your promise.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Our Lord! And give us that which Thou hast promised to us by Thy messengers. Confound us not upon the Day of Resurrection. Lo! Thou breakest not the tryst.

M. Pickthallpublic-domain

Our Lord, and grant us what You promised us through Your messengers and do not disgrace us on the Day of Resurrection. Indeed, You do not fail in [Your] promise."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا ربنا أعطنا ما وعدتنا على ألسنة رسلك من نصر وتمكين وتوفيق وهداية، ولا تفضحنا بذنوبنا يوم القيامة، فإنك كريم لا تُخْلف وعدًا وَعَدْتَ به عبادك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?