← Sure 3

3:195

فَٱسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ أَنِّى لَآ أُضِيعُ عَمَلَ عَـٰمِلٍ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ ۖ بَعْضُكُم مِّنۢ بَعْضٍ ۖ فَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ وَأُخْرِجُوا۟ مِن دِيَـٰرِهِمْ وَأُوذُوا۟ فِى سَبِيلِى وَقَـٰتَلُوا۟ وَقُتِلُوا۟ لَأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ثَوَابًا مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسْنُ ٱلثَّوَابِ

Kelime kelime

فَٱسْتَجَابَ
ve karşılık verdi
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱسْتَجَابَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
رَبُّهُمْ
Rableri
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنِّى
elbette ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
لَآ
zayi etmeyeceğim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَآEdatolumsuzluk
أُضِيعُ
ecirlerini
Fiil
Kök: ضيع
Dilbilgisi (i'rab)
أُضِيعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
عَمَلَ
işini
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
عَمَلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
عَٰمِلٍ
(hiçbir) çalışanın
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰمِلٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنكُم
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
erkek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
ذَكَرٍ
erkeği
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ذَكَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
أُنثَىٰ
kadın
İsim
Kök: أنث
Dilbilgisi (i'rab)
أُنثَىٰİsimdişil، mecrûr (genitif)
بَعْضُكُم
hepiniz
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنۢ
birbirinizdensiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْضٍ
diğerinin
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَٱلَّذِينَ
kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
هَاجَرُوا۟
göç eden(ler)
Fiil
Kök: هجر
Dilbilgisi (i'rab)
هَاجَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأُخْرِجُوا۟
ve çıkarılanlar
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُخْرِجُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
yurtlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دِيَٰرِهِمْ
yurdu
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
دِيَٰرِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأُوذُوا۟
ve işkence edilenler
Fiil
Kök: أذي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُوذُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
benim yolumda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِى
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَقَٰتَلُوا۟
ve vuruşanlar
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَٰتَلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَقُتِلُوا۟
ve öldürülenler
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قُتِلُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَأُكَفِّرَنَّ
elbette örteceğim
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
أُكَفِّرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
نَّEdattekit، son ek
عَنْهُمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَيِّـَٔاتِهِمْ
kötülüklerini
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَيِّـَٔاتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ
ve onları sokacağım
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
أُدْخِلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
نَّEdattekit، son ek
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
جَنَّٰتٍ
cennetlere
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
تَجْرِى
akan
Fiil
Kök: جري
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
altlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
تَحْتِهَا
altında
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتِİsimmecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْأَنْهَٰرُ
ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنْهَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ثَوَابًا
bir karşılık olarak
İsim
Kök: ثوب
Dilbilgisi (i'rab)
ثَوَابًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْ
katından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
عِندِ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عِندَهُۥ
katındadır
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
حُسْنُ
en güzeli
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
حُسْنُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلثَّوَابِ
karşılıkların
İsim
Kök: ثوب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ثَّوَابِİsimeril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Rableri dualarını kabul etti: "Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun, kadın olsun, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Hicret edenlerin, memleketlerinden çıkarılanların, yolumda ezaya uğratılanların, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını elbette örteceğim. And olsun ki, Allah katından bir nimet olarak, onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Nimetin güzeli Allah katındadır".

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Rableri onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden, hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler... Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları altından ırmaklar akan cennetlere de koyacağım. En güzel mükafat Allah katındadır".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bunun üzerine Rableri, onlar(ın duaların)a şöyle cevap verdi: “Şüphesiz ki ben erkek olsun kadın olsun, içinizden çalışıp bir iş (fedakârlık) yapan kimsenin yaptığını ziyan etmeyeceğim. (Çünkü) hepiniz birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, benim yolumda eziyete uğratılanlar, savaşanlar ve öldürülenler (var ya), şüphesiz ki ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım.” (Bu ödül), Allah tarafından bir sevap olarak (verilecektir). Karşılıkların (ödüllerin) güzeli yalnızca Allah katında olandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And their Lord hath accepted of them, and answered them: "Never will I suffer to be lost the work of any of you, be he male or female: Ye are members, one of another: Those who have left their homes, or been driven out therefrom, or suffered harm in My Cause, or fought or been slain,- verily, I will blot out from them their iniquities, and admit them into Gardens with rivers flowing beneath;- A reward from the presence of Allah, and from His presence is the best of rewards."

A. Yusuf Alipublic-domain

Their Lord has answered them: ‘I will not allow the deeds of any one of you to be lost, whether you are male or female, each is like the other [in rewards]. I will certainly wipe out the bad deeds of those who emigrated and were driven out of their homes, who suffered harm for My cause, who fought and were killed. I will certainly admit them to Gardens graced with flowing streams, as a reward from God: the best reward is with God.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And their Lord hath heard them (and He saith): Lo! I suffer not the work of any worker, male or female, to be lost. Ye proceed one from another. So those who fled and were driven forth from their homes and suffered damage for My cause, and fought and were slain, verily I shall remit their evil deeds from them and verily I shall bring them into Gardens underneath which rivers flow - A reward from Allah. And with Allah is the fairest of rewards.

M. Pickthallpublic-domain

And their Lord responded to them, "Never will I allow to be lost the work of [any] worker among you, whether male or female; you are of one another. So those who emigrated or were evicted from their homes or were harmed in My cause or fought or were killed - I will surely remove from them their misdeeds, and I will surely admit them to gardens beneath which rivers flow as reward from Allāh, and Allāh has with Him the best reward."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فأجاب الله دعاءهم بأنه لا يضيع جهد مَن عمل منهم عملا صالحًا ذكرًا كان أو أنثى، وهم في أُخُوَّة الدين وقَبول الأعمال والجزاء عليها سواء، فالذين هاجروا رغبةً في رضا الله تعالى، وأُخرجوا من ديارهم، وأوذوا في طاعة ربهم وعبادتهم إيّاه، وقاتلوا وقُتِلوا في سبيل الله لإعلاء كلمته، ليسترنَّ الله عليهم ما ارتكبوه من المعاصي، كما سترها عليهم في الدنيا، فلا يحاسبهم عليها، وليدخلنَّهم جنات تجري من تحت قصورها وأشجارها الأنهار جزاء من عند الله، والله عنده حسن الثواب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?