← Sure 31

31:34

إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ ٱلْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْأَرْحَامِ ۖ وَمَا تَدْرِى نَفْسٌ مَّاذَا تَكْسِبُ غَدًا ۖ وَمَا تَدْرِى نَفْسٌۢ بِأَىِّ أَرْضٍ تَمُوتُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌۢ

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عِندَهُۥ
O'nun yanındadır
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عِلْمُ
bilgisi
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلسَّاعَةِ
sa'atin
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّاعَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَيُنَزِّلُ
ve O yağdırır
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُنَزِّلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْغَيْثَ
yağmuru
İsim
Kök: غيث
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَيْثَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَيَعْلَمُ
ve bilir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
olanı
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
فِى
rahimlerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْحَامِ
(anne tarafından akrabalar)
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْحَامِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
تَدْرِى
bilmez
Fiil
Kök: دري
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
نَفْسٌ
hiç kimse
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسٌİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مَّاذَا
ne
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاذَاİsimsoru
تَكْسِبُ
kazanacağını
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْسِبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
غَدًا
yarın
İsim
Kök: غدو
Dilbilgisi (i'rab)
غَدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
تَدْرِى
bilmez
Fiil
Kök: دري
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
نَفْسٌۢ
hiç kimse
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسٌۢİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِأَىِّ
hangi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَىِّİsimsoru، mecrûr (genitif)
أَرْضٍ
yerde
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْضٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
تَمُوتُ
öleceğini
Fiil
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
تَمُوتُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
إِنَّ
şüphesiz yalnız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عَلِيمٌ
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
خَبِيرٌۢ
haberi olandır
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
خَبِيرٌۢİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Kıyamet saatini bilmek ancak Allah'a mahsustur. Yağmuru O indirir, rahimlerde bulunanı O bilir, kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Allah şüphesiz bilendir, her şeyden haberdardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki o (Son) Saat’in bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde olanı O bilir. Kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah bilendir, haberdardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Verily the knowledge of the Hour is with Allah (alone). It is He Who sends down rain, and He Who knows what is in the wombs. Nor does any one know what it is that he will earn on the morrow: Nor does any one know in what land he is to die. Verily with Allah is full knowledge and He is acquainted (with all things).

A. Yusuf Alipublic-domain

Knowledge of the Hour [of Resurrection] belongs to God; it is He who sends down the relieving rain and He who knows what is hidden in the womb. No soul knows what it will reap tomorrow, and no soul knows in what land it will die; it is God who is all knowing and all aware.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! Allah! With Him is knowledge of the Hour. He sendeth down the rain, and knoweth that which is in the wombs. No soul knoweth what it will earn to-morrow, and no soul knoweth in what land it will die. Lo! Allah is Knower, Aware.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, Allāh [alone] has knowledge of the Hour and sends down the rain and knows what is in the wombs. And no soul perceives what it will earn tomorrow, and no soul perceives in what land it will die. Indeed, Allāh is Knowing and Aware.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الله- وحده لا غيره- يعلم متى تقوم الساعة؟ وهو الذي ينزل المطر من السحاب، لا يقدر على ذلك أحد غيره، ويعلم ما في أرحام الإناث، ويعلم ما تكسبه كل نفس في غدها، وما تعلم نفس بأيِّ أرض تموت. بل الله تعالى هو المختص بعلم ذلك جميعه. إن الله عليم خبير محيط بالظواهر والبواطن، لا يخفى عليه شيء منها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?