← Sure 39

39:42

ٱللَّهُ يَتَوَفَّى ٱلْأَنفُسَ حِينَ مَوْتِهَا وَٱلَّتِى لَمْ تَمُتْ فِى مَنَامِهَا ۖ فَيُمْسِكُ ٱلَّتِى قَضَىٰ عَلَيْهَا ٱلْمَوْتَ وَيُرْسِلُ ٱلْأُخْرَىٰٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Kelime kelime

ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَتَوَفَّى
vefat ettirir
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَوَفَّىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْأَنفُسَ
canları
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنفُسَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
حِينَ
sırasında
İsim
Kök: حين
Dilbilgisi (i'rab)
حِينَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَوْتِهَا
ölümleri
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
مَوْتِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَٱلَّتِى
ve kimseleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
لَمْ
ölmeyen(leri)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
تَمُتْ
ölen
Fiil
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
تَمُتْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
فِى
uykularında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
مَنَامِهَا
uyumanızdır
İsim
Kök: نوم
Dilbilgisi (i'rab)
مَنَامِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فَيُمْسِكُ
sonra yanında tutar
Fiil
Kök: مسك
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يُمْسِكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّتِى
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
قَضَىٰ
hükmettiği
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
قَضَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْهَا
üzerlerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْمَوْتَ
ölümüne
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَوْتَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَيُرْسِلُ
ve salıverir
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُرْسِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْأُخْرَىٰٓ
ötekilerini
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أُخْرَىٰٓİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
إِلَىٰٓ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَجَلٍ
bir süreye
İsim
Kök: أجل
Dilbilgisi (i'rab)
أَجَلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّسَمًّى
belirli
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
مُّسَمًّىİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِى
vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكَ
bunda
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَءَايَٰتٍ
ibretler
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ءَايَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّقَوْمٍ
bir toplum için
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَتَفَكَّرُونَ
düşünen
Fiil
Kök: فكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَفَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkor, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah (nefislerin) ölüm zamanı gelince, ölmeyenin de uykusundayken nefisleri vefat ettirir. Ölümüne hükmettiğini (kişinin ruhunu katında) tutar; diğerini ise (ölüm zamanı gelmeyeni ise) belirlenmiş bir süreye kadar (kişiye) gönderir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için dersler vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is Allah that takes the souls (of men) at death; and those that die not (He takes) during their sleep: those on whom He has passed the decree of death, He keeps back (from returning to life), but the rest He sends (to their bodies) for a term appointed verily in this are Signs for those who reflect.

A. Yusuf Alipublic-domain

God takes the souls of the dead and the souls of the living while they sleep- He keeps hold of those whose death He has ordained and sends the others back until their appointed time- there truly are signs in this for those who reflect.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Allah receiveth (men's) souls at the time of their death, and that (soul) which dieth not (yet) in its sleep. He keepeth that (soul) for which He hath ordained death and dismisseth the rest till an appointed term. Lo! herein verily are portents for people who take thought.

M. Pickthallpublic-domain

Allāh takes the souls at the time of their death, and those that do not die [He takes] during their sleep. Then He keeps those for which He has decreed death and releases the others for a specified term. Indeed in that are signs for a people who give thought.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

الله- سبحانه وتعالى- هو الذي يقبض الأنفس حين موتها، وهذه الوفاة الكبرى، وفاة الموت بانقضاء الأجل، ويقبض التي لم تمت في منامها، وهي الموتة الصغرى، فيحبس من هاتين النفسين النفس التي قضى عليها الموت، وهي نفس مَن مات، ويرسل النفس الأخرى إلى استكمال أجلها ورزقها، وذلك بإعادتها إلى جسم صاحبها، إن في قبض الله نفس الميت والنائم وإرساله نفس النائم، وحبسه نفس الميت لَدلائل واضحة على قدرة الله لمن تفكر وتدبر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?