← Sure 4

4:103

فَإِذَا قَضَيْتُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ قِيَـٰمًا وَقُعُودًا وَعَلَىٰ جُنُوبِكُمْ ۚ فَإِذَا ٱطْمَأْنَنتُمْ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ ۚ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ كَانَتْ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ كِتَـٰبًا مَّوْقُوتًا

Kelime kelime

فَإِذَا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
قَضَيْتُمُ
bitirdiğiniz
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
قَضَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلصَّلَوٰةَ
namazı
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
فَٱذْكُرُوا۟
anın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
قِيَٰمًا
ayakta
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قِيَٰمًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَقُعُودًا
ve oturarak
İsim
Kök: قعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قُعُودًاİsimmasdar (isim-fiil)، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَعَلَىٰ
ve üzerinde (uzanarak)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
جُنُوبِكُمْ
yanlarınız
İsim
Kök: جنب
Dilbilgisi (i'rab)
جُنُوبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَإِذَا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
ٱطْمَأْنَنتُمْ
güvene kavuştuğunuz
Fiil
Kök: طمأن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱطْمَأْنَنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَأَقِيمُوا۟
(tam) kılın
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
أَقِيمُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلصَّلَوٰةَ
namazı
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلصَّلَوٰةَ
namaz
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
كَانَتْ
üzerine
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minler
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
كِتَٰبًا
farz kılınmıştır
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كِتَٰبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّوْقُوتًا
vakitli olarak
İsim
Kök: وقت
Dilbilgisi (i'rab)
مَّوْقُوتًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Namazı kıldıktan başka, Allah'ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı gereğince kılın. Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah’ı hatırlayın! Güvene kavuşunca namazı (tam) kılın! Şüphesiz ki namaz, müminler üzerine vakitle yazılmış (bir farz)dır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When ye pass (Congregational) prayers, celebrate Allah's praises, standing, sitting down, or lying down on your sides; but when ye are free from danger, set up Regular Prayers: For such prayers are enjoined on believers at stated times.

A. Yusuf Alipublic-domain

After performing the ritual prayer, continue to remember God- standing, sitting, and lying on your sides- and once you are safe, keep up regular prayer, for prayer is obligatory for the believers at prescribed times.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

When ye have performed the act of worship, remember Allah, standing, sitting and reclining. And when ye are in safety, observe proper worship. Worship at fixed times hath been enjoined on the believers.

M. Pickthallpublic-domain

And when you have completed the prayer, remember Allāh standing, sitting, or [lying] on your sides. But when you become secure, re-establish [regular] prayer. Indeed, prayer has been decreed upon the believers a decree of specified times.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإذا أدَّيتم الصلاة، فأديموا ذكر الله في جميع أحوالكم، فإذا زال الخوف فأدُّوا الصلاة كاملة، ولا تفرِّطوا فيها فإنها واجبة في أوقات معلومة في الشرع.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?