← Sure 41

41:47

۞ إِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ ۚ وَمَا تَخْرُجُ مِن ثَمَرَٰتٍ مِّنْ أَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنثَىٰ وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِۦ ۚ وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ أَيْنَ شُرَكَآءِى قَالُوٓا۟ ءَاذَنَّـٰكَ مَا مِنَّا مِن شَهِيدٍ

Kelime kelime

إِلَيْهِ
O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يُرَدُّ
döndürülür
Fiil
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
يُرَدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عِلْمُ
bilgisi
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلسَّاعَةِ
sa'at (kıyamet)
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّاعَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
تَخْرُجُ
çıkmaz
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
تَخْرُجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
meyvalar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
ثَمَرَٰتٍ
meyvalar
İsim
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
ثَمَرَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنْ
kabuklarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَكْمَامِهَا
örtüleri
İsim
Kök: كمم
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْمَامِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَمَا
gebe kalmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
تَحْمِلُ
yüklendiğini
Fiil
Kök: حمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْمِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِنْ
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أُنثَىٰ
dişi
İsim
Kök: أنث
Dilbilgisi (i'rab)
أُنثَىٰİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَضَعُ
doğurmaz
Fiil
Kök: وضع
Dilbilgisi (i'rab)
تَضَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
إِلَّا
olmadan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
بِعِلْمِهِۦ
O'nun bilgisi
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عِلْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَيَوْمَ
ve (o) gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يُنَادِيهِمْ
onlara seslenildiği
Fiil
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَادِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَيْنَ
nerede?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْنَİsimsoru
شُرَكَآءِى
ortaklarım
İsim
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
شُرَكَآءِİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
قَالُوٓا۟
demişlerdir
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ءَاذَنَّٰكَ
sana arz ederiz ki
Fiil
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاذَFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مَا
yok
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
مِنَّا
bizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَّEdatharf-i cer (edat)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
شَهِيدٍ
gören
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَهِيدٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi ona aittir. O'nun bilgisi dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: "Bana koştuğunuz ortaklar nerede?" diye seslendiği gün: "Sana, buna dair bizden hiçbir şahit olmadığınıarzederiz" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kıyamet zamanını bilmek ancak Allah'a havale edilir. Onun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: "Bana koştuğunuz ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, onlar: "Senin ortağın olduğuna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arz ederiz." derler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O (Son) Saat’in bilgisi, yalnızca O’na bırakılır (O’na aittir). O’nun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğunu yarıp çıkamaz; hiçbir dişi gebe kalamaz ve doğuramaz. (Allah) onlara (müşriklere) “Ortaklarım nerede!” diye seslendiği gün “(Buna dair) bizden hiçbir şahit olmadığını sana arz ederiz!” diyeceklerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To Him is referred the Knowledge of the Hour (of Judgment: He knows all): No date-fruit comes out of its sheath, nor does a female conceive (within her womb) nor bring forth the Day that (Allah) will propound to them the (question), "Where are the partners (ye attributed to Me?" They will say, "We do assure thee not one of us can bear witness!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Knowledge of the Hour belongs solely to Him and no crop comes out of its sheath, nor does any female conceive or give birth, without His knowledge. On the Day He asks them, ‘Where are My partners?’ they will answer, ‘We admit to You that none of us can see [them]’:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Unto Him is referred (all) knowledge of the Hour. And no fruits burst forth from their sheaths, and no female carrieth or bringeth forth but with His knowledge. And on the day when He calleth unto them: Where are now My partners? they will say: We confess unto Thee, not one of us is a witness (for them).

M. Pickthallpublic-domain

To Him [alone] is attributed knowledge of the Hour. And fruits emerge not from their coverings nor does a female conceive or give birth except with His knowledge. And the Day He will call to them, "Where are My 'partners'?" they will say, "We announce to You that there is [no longer] among us any witness [to that]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إلى الله تعالى وحده لا شريك له يُرْجَع علم الساعة، فإنه لا يعلم أحد متى قيامها غيره، وما تخرج من ثمرات من أوعيتها، وما تحمل مِن أنثى ولا تضع حَمْلها إلا بعلم من الله، لا يخفى عليه شيء من ذلك. ويوم ينادي الله تعالى المشركين يوم القيامة توبيخًا لهم وإظهارًا لكذبهم: أين شركائي الذين كنتم تشركونهم في عبادتي؟ قالوا: أعلمناك الآن ما منا من أحد يشهد اليوم أن معك شريكًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?