← Sure 42

42:15

فَلِذَٰلِكَ فَٱدْعُ ۖ وَٱسْتَقِمْ كَمَآ أُمِرْتَ ۖ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَهُمْ ۖ وَقُلْ ءَامَنتُ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَـٰبٍ ۖ وَأُمِرْتُ لِأَعْدِلَ بَيْنَكُمُ ۖ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ ۖ لَنَآ أَعْمَـٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَـٰلُكُمْ ۖ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ ۖ ٱللَّهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَا ۖ وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

Kelime kelime

فَلِذَٰلِكَ
bundan dolayı sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
فَٱدْعُ
(Hakka) çağır
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱدْعُFiilemir، 2. tekil eril
وَٱسْتَقِمْ
ve doğru ol
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱسْتَقِمْFiilemir، 2. tekil eril
كَمَآ
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآEdatmasdar bağlacı
أُمِرْتَ
emrolunduğun
Fiil
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أُمِرْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَتَّبِعْ
uyma
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَّبِعْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أَهْوَآءَهُمْ
onların keyiflerine
İsim
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْوَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَقُلْ
ve de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
ءَامَنتُ
ben inandım
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
بِمَآ
indirdiği
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أَنزَلَ
indirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مِن
her
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كِتَٰبٍ
Kitaba
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كِتَٰبٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَأُمِرْتُ
ve emrolundum
Fiil
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُمِرْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
لِأَعْدِلَ
adalet yapmakla
Fiil
Kök: عدل
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
أَعْدِلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
بَيْنَكُمُ
aranızda
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
رَبُّنَا
bizim de Rabbimizdir
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَرَبُّكُمْ
sizin de Rabbinizdir
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَنَآ
bize aittir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَآİsimzamir، 1. çoğul
أَعْمَٰلُنَا
bizim eylemlerimiz
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَلَكُمْ
ve size aittir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
أَعْمَٰلُكُمْ
sizin eylemleriniz
İsim
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْمَٰلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
حُجَّةَ
bir tartışma nedeni
İsim
Kök: حجج
Dilbilgisi (i'rab)
حُجَّةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
بَيْنَنَا
bizimle
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَبَيْنَكُمُ
sizin aranızda
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَجْمَعُ
bulur (bir araya toplar)
Fiil
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بَيْنَنَا
aramızı
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَإِلَيْهِ
ve O'nadır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْمَصِيرُ
dönüş
İsim
Kök: صير
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَصِيرُİsimmerfû (nominatif)

Meal

TR

Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: "Allah'ın indirdiği Kitap'a inandım; aranızda adaletle hükmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dönüş O'nadır."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! İşte bunun için insanları tevhide davet et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol. Onların keyiflerine uyma ve de ki: "Ben Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem emredildi. Allah bizim de rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Sizinle bizim aramızda hiçbir tartışmaya yer yoktur. Allah hepimizi biraraya toplayacaktır. Dönüş yalnız O'nadır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İşte onun için sen davet et ve emrolunduğun gibi doğru ol! Onların heveslerine uyma! De ki: “Ben Allah’ın indirdiği (her) kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimizdir; sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Sizinle bizim aramızda delil (getirmeye gerek) yok. Allah hepimizi bir araya toplayacaktır; dönüş de yalnızca O’nadır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Now then, for that (reason), call (them to the Faith), and stand steadfast as thou art commanded, nor follow thou their vain desires; but say: "I believe in the Book which Allah has sent down; and I am commanded to judge justly between you. Allah is our Lord and your Lord: for us (is the responsibility for) our deeds, and for you for your deeds. There is no contention between us and you. Allah will bring us together, and to Him is (our) Final Goal.

A. Yusuf Alipublic-domain

So [Prophet] call people to that faith and follow the straight path as you have been commanded. Do not go by what they desire, but say, ‘I believe in whatever Scripture God has sent down. I am commanded to bring justice between you. God is our Lord and your Lord- to us our deeds and to you yours, so let there be no argument between us and you- God will gather us together, and to Him we shall return.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Unto this, then, summon (O Muhammad). And be thou upright as thou art commanded, and follow not their lusts, but say: I believe in whatever scripture Allah hath sent down, and I am commanded to be just among you. Allah is our Lord and your Lord. Unto us our works and unto you your works; no argument between us and you. Allah will bring us together, and unto Him is the journeying.

M. Pickthallpublic-domain

So to that [religion of Allāh] invite, [O Muḥammad], and remain on a right course as you are commanded and do not follow their inclinations but say, "I have believed in what Allāh has revealed of scripture [i.e., the Qur’ān], and I have been commanded to do justice among you. Allāh is our Lord and your Lord. For us are our deeds, and for you your deeds. There is no [need for] argument between us and you. Allāh will bring us together, and to Him is the [final] destination."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإلى ذلك الدين القيِّم الذي شرعه الله للأنبياء ووصَّاهم به، فادع -أيها الرسول- عباد الله، واستقم كما أمرك الله، ولا تتبع أهواء الذين شكُّوا في الحق وانحرفوا عن الدين، وقل: صدَّقت بجميع الكتب المنزلة من السماء على الأنبياء، وأمرني ربي أن أعدل بينكم في الحكم، الله ربنا وربكم، لنا ثواب أعمالنا الصالحة، ولكم جزاء أعمالكم السيئة، لا خصومة ولا جدال بيننا وبينكم بعدما تبين الحق، الله يجمع بيننا وبينكم يوم القيامة، فيقضي بيننا بالحق فيما اختلفنا فيه، وإليه المرجع والمآب، فيجازي كلا بما يستحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?