← Sure 48

48:27

لَّقَدْ صَدَقَ ٱللَّهُ رَسُولَهُ ٱلرُّءْيَا بِٱلْحَقِّ ۖ لَتَدْخُلُنَّ ٱلْمَسْجِدَ ٱلْحَرَامَ إِن شَآءَ ٱللَّهُ ءَامِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُءُوسَكُمْ وَمُقَصِّرِينَ لَا تَخَافُونَ ۖ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا۟ فَجَعَلَ مِن دُونِ ذَٰلِكَ فَتْحًا قَرِيبًا

Kelime kelime

لَّقَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
صَدَقَ
doğruladı
Fiil
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
صَدَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
رَسُولَهُ
Elçisinin
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَسُولَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلرُّءْيَا
rüyasını
İsim
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رُّءْيَاİsimdişil، merfû (nominatif)
بِٱلْحَقِّ
hak ile
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
لَتَدْخُلُنَّ
gireceksiniz
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
تَدْخُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
نَّEdattekit، son ek
ٱلْمَسْجِدَ
Mescid-i
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَسْجِدَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْحَرَامَ
Haram'a
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَرَامَİsimeril، mansûb (akuzatif)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
شَآءَ
dilerse
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ءَامِنِينَ
güven içinde
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
مُحَلِّقِينَ
traş ederek
İsim
Kök: حلق
Dilbilgisi (i'rab)
مُحَلِّقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
رُءُوسَكُمْ
başlarınızı
İsim
Kök: رأس
Dilbilgisi (i'rab)
رُءُوسَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَمُقَصِّرِينَ
ve(ya) kısaltarak
İsim
Kök: قصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مُقَصِّرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
لَا
korkmadan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَخَافُونَ
korktuğunuz
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
تَخَافُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَعَلِمَ
böylece bildi
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عَلِمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَا
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
لَمْ
sizin bilmediğiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
تَعْلَمُوا۟
bilesiniz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَجَعَلَ
ve verdi
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِن
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ذَٰلِكَ
bundan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
فَتْحًا
bir fetih
İsim
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
فَتْحًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قَرِيبًا
yakın
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
قَرِيبًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

And olsun ki Allah, Peygamberinin rüyasının gerçek olduğunu tasdik eder. Ey inananlar! Siz, Allah dilerse, güven içinde, başlarınızı tıraş etmiş veya saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescidi Haram'a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bilir. Size, bundan başka, yakın zamanda bir zafer verecektir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescidi Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinzi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Allah, Elçisinin rüyasını bir amaç uğruna doğru çıkarmıştır. İnşallah şüphesiz ki siz güven içinde (kiminiz) başlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz saçlarını) kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir. İşte bunun dışında size yakın bir zafer vermiş (olacak)tır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Truly did Allah fulfil the vision for His Messenger: ye shall enter the Sacred Mosque, if Allah wills, with minds secure, heads shaved, hair cut short, and without fear. For He knew what ye knew not, and He granted, besides this, a speedy victory.

A. Yusuf Alipublic-domain

God has truly fulfilled His Messenger’s vision: ‘God willing, you will most certainly enter the Sacred Mosque in safety, shavenheaded or with cropped hair, without fear!’- God knew what you did not- and He has granted you a speedy triumph.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Allah hath fulfilled the vision for His messenger in very truth. Ye shall indeed enter the Inviolable Place of Worship, if Allah will, secure, (having your hair) shaven and cut, not fearing. But He knoweth that which ye know not, and hath given you a near victory beforehand.

M. Pickthallpublic-domain

Certainly has Allāh showed to His Messenger the vision [i.e., dream] in truth. You will surely enter al-Masjid al-Ḥarām, if Allāh wills, in safety, with your heads shaved and [hair] shortened, not fearing [anyone]. He knew what you did not know and has arranged before that a conquest near [at hand].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لقد صدق الله رسوله محمدًا رؤياه التي أراها إياه بالحق أنه يدخل هو وأصحابه بيت الله الحرام آمنين، لا تخافون أهل الشرك، محلِّقين رؤوسكم ومقصِّرين، فعلم الله من الخير والمصلحة (في صرفكم عن "مكة" عامكم ذلك ودخولكم إليها فيما بعد) ما لم تعلموا أنتم، فجعل مِن دون دخولكم "مكة" الذي وعدتم به، فتحًا قريبًا، وهو هدنة "الحديبية" وفتح "خيبر".

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?