← Sure 57

57:12

يَوْمَ تَرَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ يَسْعَىٰ نُورُهُم بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَـٰنِهِم بُشْرَىٰكُمُ ٱلْيَوْمَ جَنَّـٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

Kelime kelime

يَوْمَ
o gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
تَرَى
görürsün
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
ٱلْمُؤْمِنِينَ
inanan erkekleri
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ
ve inanan kadınları
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنَٰتِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
يَسْعَىٰ
koşar durumda
Fiil
Kök: سعي
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْعَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نُورُهُم
ışıkları
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
نُورُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَيْنَ
önlerinde
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
أَيْدِيهِمْ
önlerinde
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْدِيİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَبِأَيْمَٰنِهِم
ve sağlarında
İsim
Kök: يمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَيْمَٰنِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بُشْرَىٰكُمُ
müjdeniz
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
بُشْرَىٰİsimdişil، merfû (nominatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْيَوْمَ
bugün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
جَنَّٰتٌ
cennetlerdir
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّٰتٌİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
تَجْرِى
akan
Fiil
Kök: جري
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
altlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
تَحْتِهَا
altında
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتِİsimmecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْأَنْهَٰرُ
ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنْهَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
خَٰلِدِينَ
ebedi kalacağınız
İsim
Kök: خلد
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰلِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
فِيهَا
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ذَٰلِكَ
işte budur
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْفَوْزُ
başarı
İsim
Kök: فوز
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَوْزُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْعَظِيمُ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَظِيمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

İnanmış erkek ve kadınları, defterleri sağdan verilmiş ve ışıkları önlerinde olarak giderken gördüğün gün onlara şöyle denecektir: "Müjde; bugün içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacağınız cennetler sizindir." İşte bu büyük kurtuluştur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine): "Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir." (denilir) İşte büyük kurtuluş budur!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Mümin erkeklerle mümin kadınları, (kendilerini aydınlatan) nûrlarının (ışıklarının) önlerinde ve sağlarında koşarken gördüğün günde, (onlara) “Bugün müjdeniz, içlerinde ebedî kalıcılar olarak (kalacağınız), altlarından ırmaklar akan cennetlerdir.” (denecektir). Asıl büyük kurtuluş işte budur!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

One Day shalt thou see the believing men and the believing women- how their Light runs forward before them and by their right hands: (their greeting will be): "Good News for you this Day! Gardens beneath which flow rivers! to dwell therein for aye! This is indeed the highest Achievement!"

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day when you [Prophet] see the believers, both men and women, with their light streaming out ahead of them and to their right, [they will be told], ‘The good news for you today is that there are Gardens graced with flowing streams where you will stay: that is truly the supreme triumph!’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

On the day when thou (Muhammad) wilt see the believers, men and women, their light shining forth before them and on their right hands, (and wilt hear it said unto them): Glad news for you this day: Gardens underneath which rivers flow, wherein ye are immortal. That is the supreme triumph.

M. Pickthallpublic-domain

On the Day you see the believing men and believing women, their light proceeding before them and on their right, [it will be said], "Your good tidings today are [of] gardens beneath which rivers flow, wherein you will abide eternally." That is what is the great attainment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يوم ترى المؤمنين والمؤمنات يسعى نورهم على الصراط بين أيديهم وعن أيمانهم، بقدر أعمالهم، ويقال لهم: بشراكم اليوم دخول جنات واسعة تجري من تحت أشجارها الأنهار، لا تخرجون منها أبدًا، ذلك الجزاء هو الفوز العظيم لكم في الآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?