← Sure 57

57:16

۞ أَلَمْ يَأْنِ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ ٱللَّهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ ٱلْحَقِّ وَلَا يَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ مِن قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ ٱلْأَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْ ۖ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ فَـٰسِقُونَ

Kelime kelime

أَلَمْ
vakti gelmedi mi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَأْنِ
vakit gelmek
Fiil
Kök: أني
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْنِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِلَّذِينَ
için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوٓا۟
inananlar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
saygı duymasının
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَخْشَعَ
ve kısılır
Fiil
Kök: خشع
Dilbilgisi (i'rab)
تَخْشَعَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
قُلُوبُهُمْ
kalblerinin
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِذِكْرِ
zikrine
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذِكْرِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve şeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
نَزَلَ
inananlar
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نَزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنَ
haktan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْحَقِّ
gerçek
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَكُونُوا۟
olmasınlar
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَٱلَّذِينَ
kimseler gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أُوتُوا۟
verilen
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوتُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْكِتَٰبَ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مِن
bundan önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلُİsimmecrûr (genitif)
فَطَالَ
ve geçen
Fiil
Kök: طول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
طَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِمُ
üzerlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْأَمَدُ
uzun zaman
İsim
Kök: أمد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَمَدُİsimeril، merfû (nominatif)
فَقَسَتْ
ve katılaşan
Fiil
Kök: قسو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَسَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
قُلُوبُهُمْ
kalbleri
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَكَثِيرٌ
ve çoğu
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَثِيرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهُمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَٰسِقُونَ
yoldan çıkmıştır
İsim
Kök: فسق
Dilbilgisi (i'rab)
فَٰسِقُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

İnananların gönüllerinin Allah'ı anması ve O'ndan inen gerçeğe içten bağlanması zamanı daha gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; onların üzerinden uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı; çoğu, yoldan çıkmış kimselerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnananlar için hâlâ vakit gelmedi mi ki, kalbleri Allah'ın zikrine ve inen hakka saygı duysun ve bundan önce kendilerine verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle kalbleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İman edenlerin kalplerinin Allah’ı anmasının ve (O’nun katından) inen gerçeğe (Kur’an’a) boyun eğmesinin zamanı gelmedi mi? Onlar (müminler), daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar! Zira üzerinden uzun zaman geçmişti de kalpleri katılaşmıştı. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmıştı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Has not the Time arrived for the Believers that their hearts in all humility should engage in the remembrance of Allah and of the Truth which has been revealed (to them), and that they should not become like those to whom was given Revelation aforetime, but long ages passed over them and their hearts grew hard? For many among them are rebellious transgressors.

A. Yusuf Alipublic-domain

Is it not time for believers to humble their hearts to the remembrance of God and the Truth that has been revealed, and not to be like those who received the Scripture before them, whose time was extended but whose hearts hardened and many of whom were lawbreakers?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Is not the time ripe for the hearts of those who believe to submit to Allah's reminder and to the truth which is revealed, that they become not as those who received the scripture of old but the term was prolonged for them and so their hearts were hardened, and many of them are evil-livers.

M. Pickthallpublic-domain

Has the time not come for those who have believed that their hearts should become humbly submissive at the remembrance of Allāh and what has come down of the truth? And let them not be like those who were given the Scripture before, and a long period passed over them, so their hearts hardened; and many of them are defiantly disobedient.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ألم يحن الوقت للذين صدَّقوا الله ورسوله واتَّبَعوا هديه، أن تلين قلوبهم عند ذكر الله وسماع القرآن، ولا يكونوا في قسوة القلوب كالذين أوتوا الكتاب من قبلهم- من اليهود والنصارى- الذين طال عليهم الزمان فبدَّلوا كلام الله، فقست قلوبهم، وكثير منهم خارجون عن طاعة الله؟ وفي الآية الحث على الرقة والخشوع لله سبحانه عند سماع ما أنزله من الكتاب والحكمة، والحذر من التشبه باليهود والنصارى، في قسوة قلوبهم، وخروجهم عن طاعة الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?