← Sure 61

61:14

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُونُوٓا۟ أَنصَارَ ٱللَّهِ كَمَا قَالَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيِّـۧنَ مَنْ أَنصَارِىٓ إِلَى ٱللَّهِ ۖ قَالَ ٱلْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ أَنصَارُ ٱللَّهِ ۖ فَـَٔامَنَت طَّآئِفَةٌ مِّنۢ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَكَفَرَت طَّآئِفَةٌ ۖ فَأَيَّدْنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ عَلَىٰ عَدُوِّهِمْ فَأَصْبَحُوا۟ ظَـٰهِرِينَ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُونُوٓا۟
olun
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُونُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنصَارَ
yardımcıları
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
أَنصَارَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
كَمَا
nitekim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاEdatmasdar bağlacı
قَالَ
demişti
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عِيسَى
Îsa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
عِيسَىİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱبْنُ
oğlu
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱبْنُİsimeril، merfû (nominatif)
مَرْيَمَ
Meryem
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَرْيَمَİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
لِلْحَوَارِيِّۦنَ
havarilere
İsim
Kök: حور
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَوَارِيِّۦنَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مَنْ
kimdir?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimsoru
أَنصَارِىٓ
benim yardımcılarım
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
أَنصَارِİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
إِلَى
(yolunda)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
قَالَ
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْحَوَارِيُّونَ
havariler
İsim
Kök: حور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَوَارِيُّونَİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
نَحْنُ
biziz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
أَنصَارُ
yardımcların
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
أَنصَارُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah(yolun)un
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَـَٔامَنَت
inandı
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ـَٔامَنَتFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
طَّآئِفَةٌ
bir zümre
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَّآئِفَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنۢ
oğullarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنۢEdatharf-i cer (edat)
بَنِىٓ
oğullarını
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بَنِىٓİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِسْرَٰٓءِيلَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَكَفَرَت
ve inkar etti
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَفَرَتFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
طَّآئِفَةٌ
bir zümre
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَّآئِفَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَأَيَّدْنَا
biz de destekledik
Fiil
Kök: أيد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
أَيَّدْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(ları)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَىٰ
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
عَدُوِّهِمْ
düşmanlarına
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
عَدُوِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَأَصْبَحُوا۟
onlar oldular
Fiil
Kök: صبح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْبَحُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ظَٰهِرِينَ
üstün gelenlerden
İsim
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
ظَٰهِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ey inananlar! Allah'ın dininin yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa, Havarilere: "Allah'a giden yolda yardımcılarım kimlerdir?" deyince, Havariler: "Allah'ın dininin yardımcıları biziz" demişlerdi. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da inkar etmişti; ama Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de üstün geldiler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa da havarilere: "Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir?" demişti. Havariler: "Allah (yolun)un yardımcıları biziz." dediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Allah’ın (yolunun) yardımcıları olun! Nitekim Meryem oğlu İsa, Havarilere “Allah’a doğru (giden yolda) kim bana yardımcı olacak?” demişti. Havariler de “Biz Allah’ın (yolunun) yardımcılarıyız!” demişlerdi.İsrailoğulları’ndan bir grup inanmış, bir grup ise inkâr etmişti. Sonunda biz, inananları düşmanlarına karşı desteklemiştik. Böylece galip gelmişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! Be ye helpers of Allah: As said Jesus the son of Mary to the Disciples, "Who will be my helpers to (the work of) Allah?" Said the disciples, "We are Allah's helpers!" then a portion of the Children of Israel believed, and a portion disbelieved: But We gave power to those who believed, against their enemies, and they became the ones that prevailed.

A. Yusuf Alipublic-domain

You who believe, be God’s helpers. As Jesus, son of Mary, said to the disciples, ‘Who will come with me to help God?’ The disciples said, ‘We shall be God’s helpers.’ Some of the Children of Israel believed and some disbelieved: We supported the believers against their enemy and they were the ones who came out on top.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Be Allah's helpers, even as Jesus son of Mary said unto the disciples: Who are my helpers for Allah? They said: We are Allah's helpers. And a party of the Children of Israel believed, while a party disbelieved. Then We strengthened those who believed against their foe, and they became the uppermost.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, be supporters of Allāh, as when Jesus, the son of Mary, said to the disciples, "Who are my supporters for Allāh?" The disciples said, "We are supporters of Allāh." And a faction of the Children of Israel believed and a faction disbelieved. So We supported those who believed against their enemy, and they became dominant.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه، كونوا أنصارًا لدين الله، كما كان أصفياء عيسى أنصارًا لدين الله حين قال لهم عيسى: مَن يتولى منكم نصري وإعانتي فيما يُقرِّب إلى الله؟ قالوا: نحن أنصار دين الله، فاهتدت طائفة من بني إسرائيل، وضلَّت طائفة، فأيدنا الذين آمنوا بالله ورسوله، ونصرناهم على مَن عاداهم مِن فرق النصارى، فأصبحوا ظاهرين عليهم؛ وذلك ببعثة محمد صلى الله عليه وسلم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?