← Sure 7

7:133

فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلطُّوفَانَ وَٱلْجَرَادَ وَٱلْقُمَّلَ وَٱلضَّفَادِعَ وَٱلدَّمَ ءَايَـٰتٍ مُّفَصَّلَـٰتٍ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ

Kelime kelime

فَأَرْسَلْنَا
biz de gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْهِمُ
onların üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلطُّوفَانَ
tufan
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طُّوفَانَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلْجَرَادَ
ve çekirge
İsim
Kök: جرد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَرَادَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلْقُمَّلَ
ve kımıl (haşerat)
İsim
Kök: قمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُمَّلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلضَّفَادِعَ
ve kurbağalar
İsim
Kök: ضفدع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ضَّفَادِعَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلدَّمَ
ve Kan
İsim
Kök: دمو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دَّمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ءَايَٰتٍ
mu'cizeler olarak
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مُّفَصَّلَٰتٍ
ayrı ayrı
İsim
Kök: فصل
Dilbilgisi (i'rab)
مُّفَصَّلَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
فَٱسْتَكْبَرُوا۟
ama yine büyüklük tasladılar
Fiil
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱسْتَكْبَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَكَانُوا۟
ve oldular
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَوْمًا
bir topluluk
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مُّجْرِمِينَ
suçlu
İsim
Kök: جرم
Dilbilgisi (i'rab)
مُّجْرِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Bunun üzerine su baskınını, çekirgeyi, haşeratı, kurbağaları ve kanı birbirinden ayrı mucizeler olarak onlara musallat kıldık; yine de büyüklük taslayıp suçlu bir millet oldular.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz de kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar ve kan gönderdik, yine inad edip direndiler ve çok mücrim (suçlu) bir kavim oldular.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bunun üzerine biz de ayrı ayrı ayetler (mucizeler) olarak üzerlerine tufan, çekirgeler, haşereler, kurbağalar ve kan göndermiştik. Yine de kibirlenmeye devam etmişlerdi; zaten onlar suçlu bir toplumdu.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So We sent (plagues) on them: Wholesale death, Locusts, Lice, Frogs, And Blood: Signs openly self-explained: but they were steeped in arrogance,- a people given to sin.

A. Yusuf Alipublic-domain

and so We let loose on them the flood, locusts, lice, frogs, blood- all clear signs. They were arrogant, wicked people.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So We sent against them the flood and the locusts and the vermin and the frogs and the blood - a succession of clear signs. But they were arrogant and became a guilty folk.

M. Pickthallpublic-domain

So We sent upon them the flood and locusts and lice and frogs and blood as distinct signs, but they were arrogant and were a criminal people.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فأرسلنا عليهم سيلا جارفًا أغرق الزروع والثمار، وأرسلنا الجراد، فأكل زروعهم وثمارهم وأبوابهم وسقوفهم وثيابهم، وأرسلنا القُمَّل الذي يفسد الثمار ويقضي على الحيوان والنبات، وأرسلنا الضفادع فملأت آنيتهم وأطعمتهم ومضاجعهم، وأرسلنا أيضًا الدم فصارت أنهارهم وآبارهم دمًا، ولم يجدوا ماء صالحًا للشرب، هذه آيات من آيات الله لا يقدر عليها غيره، مفرقات بعضها عن بعض، ومع كل هذا ترفَّع قوم فرعون، فاستكبروا عن الإيمان بالله، وكانوا قومًا يعملون بما ينهى الله عنه من المعاصي والفسق عتوًّا وتمردًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular