← Sure 7

7:74

وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَآءَ مِنۢ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِن سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ ٱلْجِبَالَ بُيُوتًا ۖ فَٱذْكُرُوٓا۟ ءَالَآءَ ٱللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

Kelime kelime

وَٱذْكُرُوٓا۟
düşünün ki
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِذْ
hani
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
جَعَلَكُمْ
sizi yaptı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
خُلَفَآءَ
hükümdarlar
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
خُلَفَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
مِنۢ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
عَادٍ
Ad'dan
İsim
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
عَادٍİsimözel isim، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَبَوَّأَكُمْ
ve sizi yerleştirdi
Fiil
Kök: بوأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَوَّأَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
تَتَّخِذُونَ
ediniyorsunuz
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَّخِذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
O'nun düzlüklerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
سُهُولِهَا
ovaları
İsim
Kök: سهل
Dilbilgisi (i'rab)
سُهُولِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
قُصُورًا
saraylar
İsim
Kök: قصر
Dilbilgisi (i'rab)
قُصُورًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَتَنْحِتُونَ
ve yontup yapıyorsunuz
Fiil
Kök: نحت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَنْحِتُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْجِبَالَ
dağlarını
İsim
Kök: جبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جِبَالَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
بُيُوتًا
evler
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
بُيُوتًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَٱذْكُرُوٓا۟
artık hatırlayın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ءَالَآءَ
ni'metlerini
İsim
Kök: ألو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلَا
karışıklık çıkarmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَعْثَوْا۟
karışıklık çıkarmayın
Fiil
Kök: عثو
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْثَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
مُفْسِدِينَ
bozgunculuk yapıp
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
مُفْسِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Allah'ın sizi Ad milleti yerine getirdiğini, ovalarında köşkler kurup dağlarında kayadan evler yonttuğunuz yeryüzünde yerleştirdiğini hatırlayın; Allah'ın nimetlerini anın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Düşünün ki (Allah) Âd'dan sonra sizi hükümdarlar kıldı. Ve yer yüzünde sizi yerleştirdi: O'nun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Allah’ın) Âd (kavmin)den sonra sizi halifeler (sorumlular) kıldığını ve yeryüzüne (bu topraklara) yerleştirdiğini hatırlayın! Ovalarında köşkler ediniyor ve dağlarından evler yontuyorsunuz. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"And remember how He made you inheritors after the 'Ad people and gave you habitations in the land: ye build for yourselves palaces and castles in (open) plains, and carve out homes in the mountains; so bring to remembrance the benefits (ye have received) from Allah, and refrain from evil and mischief on the earth."

A. Yusuf Alipublic-domain

Remember how He made you heirs after 'Ad and settled you in the land to build yourselves castles on its plains and carve houses out of the mountains: remember God’s blessings and do not spread corruption in the land,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And remember how He made you viceroys after A'ad and gave you station in the earth. Ye choose castles in the plains and hew the mountains into dwellings. So remember (all) the bounties of Allah and do not evil, making mischief in the earth.

M. Pickthallpublic-domain

And remember when He made you successors after the ʿAad and settled you in the land, [and] you take for yourselves palaces from its plains and carve from the mountains, homes. Then remember the favors of Allāh and do not commit abuse on the earth, spreading corruption."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكروا نعمة الله عليكم، إذ جعلكم تَخْلُفون في الأرض مَن قبلكم، من بعد قبيلة عاد، ومكَّن لكم في الأرض الطيبة تنزلونها، فتبنون في سهولها البيوت العظيمة، وتنحتون من جبالها بيوتًا أخرى، فاذكروا نِعَمَ الله عليكم، ولا تَسْعَوا في الأرض بالإفساد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?