← Sure 7

7:73

وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَـٰلِحًا ۗ قَالَ يَـٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَـٰهٍ غَيْرُهُۥ ۖ قَدْ جَآءَتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ ۖ هَـٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمْ ءَايَةً ۖ فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِىٓ أَرْضِ ٱللَّهِ ۖ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Kelime kelime

وَإِلَىٰ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
ثَمُودَ
Semud(kavmin)e de
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ثَمُودَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
أَخَاهُمْ
kardeşleri
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَاİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
صَٰلِحًا
Salih'i (gönderdik)
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰلِحًاİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَٰقَوْمِ
Ey kavmim
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
قَوْمِİsimeril، mansûb (akuzatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
ٱعْبُدُوا۟
kulluk edin
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱعْبُدُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
مَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
لَكُم
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّنْ
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
إِلَٰهٍ
tanrınız
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَٰهٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
غَيْرُهُۥ
O'ndan başka
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرُİsimeril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قَدْ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
جَآءَتْكُم
size geldi
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَيِّنَةٌ
açık delil
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيِّنَةٌİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
tarafından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَٰذِهِۦ
işte şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذِهِۦİsimism-i işaret، dişil tekil
نَاقَةُ
devesi
İsim
Kök: نوق
Dilbilgisi (i'rab)
نَاقَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
ءَايَةً
bir mu'cizedir
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَةًİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَذَرُوهَا
bırakın onu
Fiil
Kök: وذر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ذَرُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
تَأْكُلْ
yesin (içsin)
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْكُلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
فِىٓ
arzından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلَا
sakın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَمَسُّوهَا
ona dokundurmayın
Fiil
Kök: مسس
Dilbilgisi (i'rab)
تَمَسُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
بِسُوٓءٍ
bir kötülük
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
سُوٓءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَيَأْخُذَكُمْ
yoksa sizi yakalar
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
يَأْخُذَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلِيمٌ
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Semud milletine de kardeşleri Salih'i gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size bir belge geldi: Allah'ın bu dişi devesi size bir delildir, onu bırakın, Allah'ın toprağında otlasın; ona kötülük etmeyin, yoksa can yakıcı azaba uğrarsınız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mucizedir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azap yakalar."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Semûd’a da kardeşleri Salih’i (göndermiştik de onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Elbette size Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir. İşte Allah’ın şu devesi sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah’ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem verici bir azap yakalar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To the Thamud people (We sent) Salih, one of their own brethren: He said: "O my people! worship Allah: ye have no other god but Him. Now hath come unto you a clear (Sign) from your Lord! This she-camel of Allah is a Sign unto you: So leave her to graze in Allah's earth, and let her come to no harm, or ye shall be seized with a grievous punishment.

A. Yusuf Alipublic-domain

To the people of Thamud We sent their brother, Salih. He said, ‘My people, serve God: you have no god other than Him. A clear sign has come to you now from your Lord: this is God’s she-camel- a sign for you- so let her graze in God’s land and do not harm her in any way, or you will be struck by a painful torment.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And to (the tribe of) Thamud (We sent) their brother Salih. He said: O my people! Serve Allah. Ye have no other Allah save Him. A wonder from your Lord hath come unto you. Lo! this is the camel of Allah, a token unto you; so let her feed in Allah's earth, and touch her not with hurt lest painful torment seize you.

M. Pickthallpublic-domain

And to the Thamūd [We sent] their brother Ṣāliḥ. He said, "O my people, worship Allāh; you have no deity other than Him. There has come to you clear evidence from your Lord. This is the she-camel of Allāh [sent] to you as a sign. So leave her to eat within Allāh's land and do not touch her with harm, lest there seize you a painful punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد أرسلنا إلى قبيلة ثمود أخاهم صالحًا لـمَّا عبدوا الأوثان من دون الله تعالى. فقال صالح لهم: يا قوم اعبدوا الله وحده؛ ليس لكم من إله يستحق العبادة غيره جل وعلا، فأخلصوا له العبادة، قد جئتكم بالبرهان على صدق ما أدعوكم إليه، إذ دعوتُ الله أمامكم، فأخرج لكم من الصخرة ناقة عظيمة كما سألتم، فاتركوها تأكل في أرض الله من المراعي، ولا تتعرضوا لها بأي أذى، فيصيبكم بسبب ذلك عذاب موجع.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?