← Sure 9

9:7

كَيْفَ يَكُونُ لِلْمُشْرِكِينَ عَهْدٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعِندَ رَسُولِهِۦٓ إِلَّا ٱلَّذِينَ عَـٰهَدتُّمْ عِندَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ۖ فَمَا ٱسْتَقَـٰمُوا۟ لَكُمْ فَٱسْتَقِيمُوا۟ لَهُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُتَّقِينَ

Kelime kelime

كَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
Dilbilgisi (i'rab)
كَيْفَİsimsoru
يَكُونُ
olabilir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِلْمُشْرِكِينَ
ortak koşanların
İsim
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُشْرِكِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
عَهْدٌ
andlaşması
İsim
Kök: عهد
Dilbilgisi (i'rab)
عَهْدٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عِندَ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَعِندَ
ve yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
رَسُولِهِۦٓ
Elçisinin
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِلَّا
ancak hariçtir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
عَٰهَدتُّمْ
andlaştıklarınız
Fiil
Kök: عهد
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰهَدFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُّمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عِندَ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلْمَسْجِدِ
Mescid-i
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَسْجِدِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْحَرَامِ
Haram
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَرَامِİsimeril، mecrûr (genitif)
فَمَا
onlar dürüst davrandıkça
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
ٱسْتَقَٰمُوا۟
doğru gitselerdi
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَقَٰمُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
فَٱسْتَقِيمُوا۟
siz de dürüst davranın
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱسْتَقِيمُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَهُمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
إِنَّ
çünkü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
يُحِبُّ
sever
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
يُحِبُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْمُتَّقِينَ
korunanları
İsim
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُتَّقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Mescidi Haram'ın yanında andlaştıklarınızın dışında, puta tapanların Allah katında ve Peygamberi önünde nasıl bir andlaşmaları olabilir. Size doğru davrandıkça siz de onlara doğru davranın. Allah, sözleşmelerini bozmaktan sakınanları sever.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O müşriklerin Allah katında ve Resulü katında herhangi bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescidi Haram yanında antlaşma yaptıklarınız var ki, bunlar size karşı doğru durdukça siz de onlara doğru olun. Allah (hainlikten) sakınanları elbette sever.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Mescid-i Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında, müşriklerin Allah ve Elçisi yanında nasıl bir sözü olabilir ki!Onlar size karşı dürüst davrandıkları sürece siz de onlara dürüst davranın! Şüphesiz ki Allah muttakîleri (duyarlı olanları) sever.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

How can there be a league, before Allah and His Messenger, with the Pagans, except those with whom ye made a treaty near the sacred Mosque? As long as these stand true to you, stand ye true to them: for Allah doth love the righteous.

A. Yusuf Alipublic-domain

How could there be a treaty with God and His Messenger for such idolaters? But as for those with whom you made a treaty at the Sacred Mosque, so long as they remain true to you, be true to them; God loves those who are mindful of Him.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

How can there be a treaty with Allah and with His messenger for the idolaters save those with whom ye made a treaty at the Inviolable Place of Worship? So long as they are true to you, be true to them. Lo! Allah loveth those who keep their duty.

M. Pickthallpublic-domain

How can there be for the polytheists a treaty in the sight of Allāh and with His Messenger, except for those with whom you made a treaty at al-Masjid al-Ḥarām? So as long as they are upright toward you, be upright toward them. Indeed, Allāh loves the righteous [who fear Him].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لا ينبغي أن يكون للمشركين عهد عند الله وعند رسوله، إلا الذين عاهدتم عند المسجد الحرام في صلح (الحديبية) فما أقاموا على الوفاء بعهدكم فأقيموا لهم على مثل ذلك. إن الله يحب المتقين الموفِّين بعهودهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?