2:118
وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا ٱللَّهُ أَوْ تَأْتِينَآ ءَايَةٌ ۗ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّثْلَ قَوْلِهِمْ ۘ تَشَـٰبَهَتْ قُلُوبُهُمْ ۗ قَدْ بَيَّنَّا ٱلْـَٔايَـٰتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ
Word by word
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Translation
Say those without knowledge: "Why speaketh not Allah unto us? or why cometh not unto us a Sign?" So said the people before them words of similar import. Their hearts are alike. We have indeed made clear the Signs unto any people who hold firmly to Faith (in their hearts).
A. Yusuf Alipublic-domain
Those who have no knowledge also say, ‘If only God would speak to us!’ or ‘If only a miraculous sign would come to us!’ People before them said the same things: their hearts are all alike. We have made Our signs clear enough to those who have solid faith.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
And those who have no knowledge say: Why doth not Allah speak unto us, or some sign come unto us? Even thus, as they now speak, spake those (who were) before them. Their hearts are all alike. We have made clear the revelations for people who are sure.
M. Pickthallpublic-domain
Those who do not know say, "Why does Allāh not speak to us or there come to us a sign?" Thus spoke those before them like their words. Their hearts resemble each other. We have shown clearly the signs to a people who are certain [in faith].
Saheeh Internationalall-rights-reserved
Bilmeyenler: "Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler için ayetleri açıklamışızdır.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Bilgiden nasibi olmayanlar da "Allah bizimle konuşsa ya, yahut bize de bir mucize gelse ya!" dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişlerdi. Onların kalbleri birbirlerine benzedi. Gerçekten de yakîne ermek (hakikati bilmek) isteyen bir kavim için biz mucizeleri çok açık seçik gösterdik.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
(Gerçekleri) bilmeyenler şöyle demişlerdi: “Allah bize konuşmalı veya bize bir delil gelmeli değil miydi?” Öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları nasıl da) birbirine benzedi! Kesin bir şekilde inananlara ayetleri elbette apaçık ortaya koyduk.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
وقال الجهلة من أهل الكتاب وغيرهم لنبي الله ورسوله محمد صلى الله عليه وسلم على سبيل العناد: هلا يكلمنا الله مباشرة ليخبرنا أنك رسوله، أو تأتينا معجزة من الله تدل على صدقك. ومثل هذا القول قالته الأمم من قبلُ لرسلها عنادًا ومكابرة؛ بسبب تشابه قلوب السابقين واللاحقين في الكفر والضَّلال، قد أوضحنا الآيات للذين يصدِّقون تصديقًا جازمًا؛ لكونهم مؤمنين بالله تعالى، متَّبعين ما شرعه لهم.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution