← Sure 10

10:90

۞ وَجَـٰوَزْنَا بِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْبَحْرَ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُۥ بَغْيًا وَعَدْوًا ۖ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَدْرَكَهُ ٱلْغَرَقُ قَالَ ءَامَنتُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱلَّذِىٓ ءَامَنَتْ بِهِۦ بَنُوٓا۟ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَنَا۠ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

Kelime kelime

وَجَٰوَزْنَا
ve geçirdik
Fiil
Kök: جوز
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَٰوَزْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِبَنِىٓ
oğullarını
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَنِىٓİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِسْرَٰٓءِيلَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ٱلْبَحْرَ
denizden
İsim
Kök: بحر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَحْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَأَتْبَعَهُمْ
onların peşlerine düştüler
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَتْبَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِرْعَوْنُ
Firavun
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
وَجُنُودُهُۥ
ve askerleri de
İsim
Kök: جند
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جُنُودُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بَغْيًا
taşkınlıkla
İsim
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
بَغْيًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَعَدْوًا
ve düşmanlıkla
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَدْوًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَتَّىٰٓ
sonunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰٓEdatibtidâ
إِذَآ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَآİsimzaman zarfı
أَدْرَكَهُ
onu yakaladığı
Fiil
Kök: درك
Dilbilgisi (i'rab)
أَدْرَكَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْغَرَقُ
boğulma
İsim
Kök: غرق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَرَقُİsimeril، merfû (nominatif)
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ءَامَنتُ
iman ettim
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَنَّهُۥ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَآ
olmadığına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَآEdatolumsuzluk
إِلَٰهَ
ilah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَٰهَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ٱلَّذِىٓ
kimseden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
ءَامَنَتْ
iman ettiği
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
بِهِۦ
kendisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
بَنُوٓا۟
oğullarının
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بَنُوٓا۟İsimeril çoğul، merfû (nominatif)
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِسْرَٰٓءِيلَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَأَنَا۠
ve ben de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنَا۠İsimzamir، 1. tekil
مِنَ
Müslümanlardanım
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُسْلِمِينَ
müslümanların
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُسْلِمِينَİsimözel isim، ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

İsrailoğullarını denizden geçirdik, Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla ardlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: "İsrailoğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, artık ben O'na teslim olanlardanım" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve sonra İsrailoğulları'nı denizden aşırdık. Firavun, düşmanca saldırmak için derhal adamlarını ve askerlerini arkalarına düşürdü. Ta ki, suda boğulmaya başlayınca "İnandım, gerçekten de İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka tanrı yoktur. Ben de ona teslim olanlardanım." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz İsrailoğulları'nı denizden geçirmiştik de Firavun ve askerleri haksızlık etmek ve saldırmak üzere onları takip etmişti. Sonunda (denizde) boğulma zamanı gelince (Firavun) “İsrailoğulları'nın inandığı ilahtan başka ilah olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We took the Children of Israel across the sea: Pharaoh and his hosts followed them in insolence and spite. At length, when overwhelmed with the flood, he said: "I believe that there is no god except Him Whom the Children of Israel believe in: I am of those who submit (to Allah in Islam)."

A. Yusuf Alipublic-domain

We took the Children of Israel across the sea. Pharaoh and his troops pursued them in arrogance and aggression. But as he was drowning he cried, ‘I believe there is no God except the one the Children of Israel believe in. I submit to Him.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We brought the Children of Israel across the sea, and Pharaoh with his hosts pursued them in rebellion and transgression, till, when the (fate of) drowning overtook him, he exclaimed: I believe that there is no Allah save Him in Whom the Children of Israel believe, and I am of those who surrender (unto Him).

M. Pickthallpublic-domain

And We took the Children of Israel across the sea, and Pharaoh and his soldiers pursued them in tyranny and enmity until, when drowning overtook him, he said, "I believe that there is no deity except that in whom the Children of Israel believe, and I am of the Muslims."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقطَعْنا ببني إسرائيل البحر حتى جاوزوه، فأتبعهم فرعون وجنوده ظلمًا وعدوانًا، فسلكوا البحر وراءهم، حتى إذا أحاط بفرعون الغرق قال: آمنتُ أنه لا إله إلا الذي آمنتْ به بنو إسرائيل، وأنا من الموحدين المستسلمين بالانقياد والطاعة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?