← Sure 28

28:38

وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَأُ مَا عَلِمْتُ لَكُم مِّنْ إِلَـٰهٍ غَيْرِى فَأَوْقِدْ لِى يَـٰهَـٰمَـٰنُ عَلَى ٱلطِّينِ فَٱجْعَل لِّى صَرْحًا لَّعَلِّىٓ أَطَّلِعُ إِلَىٰٓ إِلَـٰهِ مُوسَىٰ وَإِنِّى لَأَظُنُّهُۥ مِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ

Kelime kelime

وَقَالَ
ve dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِرْعَوْنُ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلْمَلَأُ
ileri gelenler
İsim
Kök: ملأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَأُİsimeril، merfû (nominatif)
مَا
bilmiyorum
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
عَلِمْتُ
bilen
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِمْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
لَكُم
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّنْ
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
إِلَٰهٍ
bir tanrı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَٰهٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
غَيْرِى
benden başka
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرِİsimeril، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
فَأَوْقِدْ
ateş yak
Fiil
Kök: وقد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَوْقِدْFiilemir، 2. tekil eril
لِى
benim için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
يَٰهَٰمَٰنُ
ey Hâmân
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
هَٰمَٰنُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
عَلَى
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلطِّينِ
çamurun
İsim
Kök: طين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طِّينِİsimeril، mecrûr (genitif)
فَٱجْعَل
ve yap
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱجْعَلFiilemir، 2. tekil eril
لِّى
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ىİsimzamir، 1. tekil
صَرْحًا
bir kule
İsim
Kök: صرح
Dilbilgisi (i'rab)
صَرْحًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّعَلِّىٓ
belki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّعَلِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَطَّلِعُ
çıkarım
Fiil
Kök: طلع
Dilbilgisi (i'rab)
أَطَّلِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
إِلَىٰٓ
tanrısına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
إِلَٰهِ
tanrısına
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَٰهِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
مُوسَىٰ
Musa'nın
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
وَإِنِّى
çünkü ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
لَأَظُنُّهُۥ
sanıyorum ki o
Fiil
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
أَظُنُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنَ
yalancılardandır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكَٰذِبِينَ
yalancıları
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰذِبِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Firavun: "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir tanrınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için, toprak üzerine bir ateş yak, tuğla hazırlayıp bana bir kule yap; çıkar belki Musa'nın tanrısını görürüm. Doğrusu onu yalancılardan sanıyorum" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Firavun: "Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân, haydi benim için çamur üzerine ateş yak (ve tuğla imal et), bana bir kule yap ki, Musa'nın ilâhına çıkayım; ama sanıyorum, o mutlaka yalan söyleyenlerdendir." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Firavun: “Ey yöneticiler! Sizin için benden başka ilah tanımıyorum. Ey Haman! Benim için çamur üzerine bir ateş yak (tuğla imal et); bana bir kule yap ki Musa’nın ilahına ulaşayım; o (Musa)nın yalan söyleyenlerden (olduğunu) sanıyorum.” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Pharaoh said: "O Chiefs! no god do I know for you but myself: therefore, O Haman! light me a (kiln to bake bricks) out of clay, and build me a lofty palace, that I may mount up to the god of Moses: but as far as I am concerned, I think (Moses) is a liar!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Pharaoh said, ‘Counsellors, you have no other god that I know of except me. Haman, light me a fire to bake clay bricks, then build me a tall building so that I may climb up to Moses’ God: I am convinced that he is lying.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And Pharaoh said: O chiefs! I know not that ye have a god other than me, so kindle for me (a fire), O Haman, to bake the mud; and set up for me a lofty tower in order that I may survey the god of Moses; and lo! I deem him of the liars.

M. Pickthallpublic-domain

And Pharaoh said, "O eminent ones, I have not known you to have a god other than me. Then ignite for me, O Hāmān, [a fire] upon the clay and make for me a tower that I may look at the God of Moses. And indeed, I do think he is among the liars."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال فرعون لأشراف قومه: يا أيها الملأ ما علمت لكم من إله غيري يستحق العبادة، فأشْعِل لي -يا هامان- على الطين نارًا، حتى يشتد، وابْنِ لي بناء عاليًا؛ لعلي أنظر إلى معبود موسى الذي يعبده ويدعو إلى عبادته، وإني لأظنه فيما يقول من الكاذبين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?