← Sure 12

12:26

قَالَ هِىَ رَٰوَدَتْنِى عَن نَّفْسِى ۚ وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِّنْ أَهْلِهَآ إِن كَانَ قَمِيصُهُۥ قُدَّ مِن قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ

Kelime kelime

قَالَ
(Yusuf) dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هِىَ
O
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هِىَİsimzamir، 3. tekil dişil
رَٰوَدَتْنِى
murad almak istedi
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
رَٰوَدَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
عَن
benden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
نَّفْسِى
kendi
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَّفْسِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَشَهِدَ
ve şahidlik etti
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
شَهِدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
شَاهِدٌ
bir şahid
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَاهِدٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْ
kadının ailesinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَهْلِهَآ
halkının
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كَانَ
ise
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
قَمِيصُهُۥ
gömleği
İsim
Kök: قمص
Dilbilgisi (i'rab)
قَمِيصُİsimeril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قُدَّ
yırtılmış
Fiil
Kök: قدد
Dilbilgisi (i'rab)
قُدَّFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
مِن
önden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قُبُلٍ
açıkça
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قُبُلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَصَدَقَتْ
kadın doğrudur
Fiil
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
صَدَقَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
وَهُوَ
o ise
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
مِنَ
yalancılardandır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكَٰذِبِينَ
yalancıları
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰذِبِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Yusuf: "Beni kendine o çağırdı" dedi. Kadın tarafından bir şahit, "Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiş, erkek yalancılardandır; şayet gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiştir, erkek doğrulardandır" diye şahidlik etti.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yusuf: "kendisi benden yararlanmak istedi" dedi. Hanımın akrabasından biri de şöyle şahitlik etti: "Eğer gömleği önden yırtılmış ise hanım doğru söylemiştir, o zaman bu, yalancılardandır."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Yusuf) “(Asıl) kendisi (cinsel olarak) benden yararlanmak istedi!” demişti. Onun (kadının) tarafından bir şahit (bilirkişi) şöyle şahitlik etmişti: “Gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir; o (Yusuf) ise yalancılardandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "It was she that sought to seduce me - from my (true) self." And one of her household saw (this) and bore witness, (thus):- "If it be that his shirt is rent from the front, then is her tale true, and he is a liar!

A. Yusuf Alipublic-domain

but he said, ‘She tried to seduce me.’ A member of her household suggested, ‘If his shirt is torn at the front, then it is she who is telling the truth and he who is lying,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(Joseph) said: She it was who asked of me an evil act. And a witness of her own folk testified: If his shirt is torn from before, then she speaketh truth and he is of the liars.

M. Pickthallpublic-domain

[Joseph] said, "It was she who sought to seduce me." And a witness from her family testified, "If his shirt is torn from the front, then she has told the truth, and he is of the liars.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال يوسف: هي التي طلبت مني ذلك، فشهد صبي في المهد مِن أهلها فقال: إن كان قميصه شُقَّ من الأمام فصدقت في اتِّهامها له، وهو من الكاذبين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?