← Sure 17

17:51

أَوْ خَلْقًا مِّمَّا يَكْبُرُ فِى صُدُورِكُمْ ۚ فَسَيَقُولُونَ مَن يُعِيدُنَا ۖ قُلِ ٱلَّذِى فَطَرَكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ ۚ فَسَيُنْغِضُونَ إِلَيْكَ رُءُوسَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هُوَ ۖ قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَرِيبًا

Kelime kelime

أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
خَلْقًا
yaratık
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلْقًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّمَّا
herhangi bir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
يَكْبُرُ
büyüyen
Fiil
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْبُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِى
gönlünüzde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
صُدُورِكُمْ
göğüsleriniz
İsim
Kök: صدر
Dilbilgisi (i'rab)
صُدُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَسَيَقُولُونَ
diyecekler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَن
kim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يُعِيدُنَا
bizi tekrar döndürebilir
Fiil
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
يُعِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiilemir، 2. tekil eril
ٱلَّذِى
sizi yaratan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
فَطَرَكُمْ
yaratmıştır
Fiil
Kök: فطر
Dilbilgisi (i'rab)
فَطَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَوَّلَ
ilk
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
أَوَّلَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
مَرَّةٍ
defa
İsim
Kök: مرر
Dilbilgisi (i'rab)
مَرَّةٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَسَيُنْغِضُونَ
alaylı alaylı sallayacaklar
Fiil
Kök: نغض
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يُنْغِضُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
رُءُوسَهُمْ
başlarını
İsim
Kök: رأس
Dilbilgisi (i'rab)
رُءُوسَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَيَقُولُونَ
ve diyecekler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَتَىٰ
Ne zaman?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَتَىٰİsimsoru
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
عَسَىٰٓ
belki de
Fiil
Kök: عسي
Dilbilgisi (i'rab)
عَسَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَن
olabilir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَكُونَ
olmalı
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
قَرِيبًا
pek yakın
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
قَرِيبًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

De ki: "İster taş veya demir ya da kalbinizde büyüttüğünüz başka bir yaratık olun, yine de dirileceksiniz." "Bizi tekrar kim diriltir?" derler; de ki: "Sizi ilk defa yaratan." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu?" derler. "Yakında olması mümkündür" de.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"İsterse gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun, (Muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.) "Onlar: "Bizi kim tekrar diriltecek?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu." diyecekler. De ki: "Yakın olması gerekir!".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İsterse göğüslerinizde (kalplerinizde) büyüyen (abarttığınız varlıklardan) herhangi bir yaratık olun!” (Müşrikler) “Bizi tekrar (hayata) döndürecek (olan) kimmiş?” deyince, (onlara) de ki: “Sizi ilk kez yaratan.” Onlar, sana (alaycılıkla) başlarını sallayarak “O (diriltilme) ne zamanmış!” diyecekler. De ki: “Belki de çok yakındır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Or created matter which, in your minds, is hardest (to be raised up),- (Yet shall ye be raised up)!" then will they say: "Who will cause us to return?" Say: "He who created you first!" Then will they wag their heads towards thee, and say, "When will that be?" Say, "May be it will be quite soon!

A. Yusuf Alipublic-domain

or any other substance you think hard to bring to life.’ Then they will say, ‘Who will bring us back?’ Say, ‘The One who created you the first time.’ Then they will shake their heads at you and say, ‘When will that be?’ Say, ‘It may well be very soon:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Or some created thing that is yet greater in your thoughts! Then they will say: Who shall bring us back (to life). Say: He Who created you at the first. Then will they shake their heads at thee, and say: When will it be? Say: It will perhaps be soon;

M. Pickthallpublic-domain

Or [any] creation of that which is great within your breasts." And they will say, "Who will restore us?" Say, "He who brought you forth the first time." Then they will nod their heads toward you and say, "When is that?" Say, "Perhaps it will be soon -

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أو كونوا خلقًا يَعْظُم ويُسْتَبْعَد في عقولكم قبوله للبعث، فالله تعالى قادر على إعادتكم وبعثكم، وحين تقوم عليهم الحجة في قدرة الله على البعث والإحياء فسيقولون -منكرين-: مَن يردُّنا إلى الحياة بعد الموت؟ قل لهم: يعيدكم ويرجعكم الله الذي أنشأكم من العدم أول مرة، وعند سماعهم هذا الرد فسيَهُزُّون رؤوسهم ساخرين متعجبين ويقولون -مستبعدين-: متى يقع هذا البعث؟ قل: هو قريب؛ فإن كل آتٍ قريب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?