← Sure 2

2:283

۞ وَإِن كُنتُمْ عَلَىٰ سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا۟ كَاتِبًا فَرِهَـٰنٌ مَّقْبُوضَةٌ ۖ فَإِنْ أَمِنَ بَعْضُكُم بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ ٱلَّذِى ٱؤْتُمِنَ أَمَـٰنَتَهُۥ وَلْيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ ۗ وَلَا تَكْتُمُوا۟ ٱلشَّهَـٰدَةَ ۚ وَمَن يَكْتُمْهَا فَإِنَّهُۥٓ ءَاثِمٌ قَلْبُهُۥ ۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

Kelime kelime

وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
كُنتُمْ
olur da
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
seferde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
سَفَرٍ
sefer
İsim
Kök: سفر
Dilbilgisi (i'rab)
سَفَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَمْ
bulamazsanız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
تَجِدُوا۟
bulamamışsanız
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
تَجِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَاتِبًا
yazacak birini
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كَاتِبًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَرِهَٰنٌ
rehinler (yeter)
İsim
Kök: رهن
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
رِهَٰنٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مَّقْبُوضَةٌ
alınan
İsim
Kök: قبض
Dilbilgisi (i'rab)
مَّقْبُوضَةٌİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
فَإِنْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنْEdatşart
أَمِنَ
güvenirseniz
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
أَمِنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بَعْضُكُم
biriniz
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَعْضًا
diğerinize
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَلْيُؤَدِّ
ödesin
Fiil
Kök: أدي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يُؤَدِّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِى
kimse
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
ٱؤْتُمِنَ
kendisine güvenilen
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱؤْتُمِنَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
أَمَٰنَتَهُۥ
emanetini
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
أَمَٰنَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلْيَتَّقِ
ve korksun
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يَتَّقِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
رَبَّهُۥ
Rabbi olan
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلَا
gizlemeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَكْتُمُوا۟
gizleyen
Fiil
Kök: كتم
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْتُمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلشَّهَٰدَةَ
şahidliği
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّهَٰدَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَمَن
ve kimse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
يَكْتُمْهَا
onu gizleyen
Fiil
Kök: كتم
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْتُمْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فَإِنَّهُۥٓ
şüphesiz o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ءَاثِمٌ
günahkardır
İsim
Kök: أثم
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاثِمٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
قَلْبُهُۥ
onun kalbi
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قَلْبُİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلِيمٌ
bilir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Eğer yolculukta olup katip bulamazsanız alınan rehin yeter. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin. Rabbi olan Allah'tan sakınsın. Şahidliği gizlemeyin, onu kim gizlerse şüphesiz kalbi günah işlemiş olur. Allah işlediklerinizi bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şayet siz sefer üzere olur bir kâtip de bulamazsanız, o vakit alınmış bir rehin belge yerine geçer. Yok eğer birbirinize güveniyorsanız kendisine güvenilen adam Rabbi olan Allah'dan korksun da üzerindeki emaneti ödesin. Bir de şahitliğinizi inkâr edip gizlemeyin, onu kim inkâr ederse mutlaka onun kalbi vebal içindedir. Her ne yaparsanız Allah onu bilir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yolculuktayken kâtip bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin (kapora yeterlidir). Birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kişi, emaneti (sahibine) versin ve Rabbi olan Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olsun! Şahitliği (bildiklerinizi) gizlemeyin! Kim onu gizlerse onun kalbi günahkârdır. Allah yaptıklarınızı bilendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If ye are on a journey, and cannot find a scribe, a pledge with possession (may serve the purpose). And if one of you deposits a thing on trust with another, Let the trustee (Faithfully) discharge His trust, and let him fear his Lord. Conceal not evidence; for whoever conceals it,- His heart is tainted with sin. And Allah Knoweth all that ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

If you are on a journey, and cannot find a scribe, something should be handed over as security, but if you decide to trust one another, then let the one who is trusted fulfil his trust; let him be mindful of God, his Lord. Do not conceal evidence: anyone who does so has a sinful heart, and God is fully aware of everything you do.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If ye be on a journey and cannot find a scribe, then a pledge in hand (shall suffice). And if one of you entrusteth to another let him who is trusted deliver up that which is entrusted to him (according to the pact between them) and let him observe his duty to Allah his Lord. Hide not testimony. He who hideth it, verily his heart is sinful. Allah is Aware of what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

And if you are on a journey and cannot find a scribe, then a security deposit [should be] taken. And if one of you entrusts another, then let him who is entrusted discharge his trust [faithfully] and let him fear Allāh, his Lord. And do not conceal testimony, for whoever conceals it - his heart is indeed sinful, and Allāh is Knowing of what you do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإن كنتم مسافرين ولم تجدوا مَن يكتب لكم فادفعوا إلى صاحب الحق شيئًا يكون عنده ضمانًا لحقِّه إلى أن يردَّ المدينُ ما عليه من دين، فإن وثق بعضكم ببعض فلا حرج في ترك الكتابة والإشهاد والرهن، ويبقى الدَّين أمانة في ذمَّة المدين، عليه أداؤه، وعليه أن يراقب الله فلا يخون صاحبه. فإن أنكر المدين ما عليه من دين، وكان هناك مَن حضر وشهد، فعليه أن يظهر شهادته، ومن أخفى هذه الشهادة فهو صاحب قلب غادر فاجر. والله المُطَّلِع على السرائر، المحيط علمه بكل أموركم، سيحاسبكم على ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?