← Sure 2

2:60

۞ وَإِذِ ٱسْتَسْقَىٰ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ فَقُلْنَا ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْحَجَرَ ۖ فَٱنفَجَرَتْ مِنْهُ ٱثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًا ۖ قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٍ مَّشْرَبَهُمْ ۖ كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ مِن رِّزْقِ ٱللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

Kelime kelime

وَإِذِ
hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذِİsimzaman zarfı
ٱسْتَسْقَىٰ
su istemişti
Fiil
Kök: سقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَسْقَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مُوسَىٰ
Musa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
لِقَوْمِهِۦ
kavmi için
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَقُلْنَا
demiştik
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
قُلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱضْرِب
vur
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱضْرِبFiilemir، 2. tekil eril
بِّعَصَاكَ
asanla
İsim
Kök: عصو
Dilbilgisi (i'rab)
بِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عَصَاİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلْحَجَرَ
taşa
İsim
Kök: حجر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَجَرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَٱنفَجَرَتْ
fışkırmıştı
Fiil
Kök: فجر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱنفَجَرَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مِنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱثْنَتَا
on iki
İsim
Kök: ثني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱثْنَتَاİsimdişil ikil، merfû (nominatif)
عَشْرَةَ
on (oniki)
İsim
Kök: عشر
Dilbilgisi (i'rab)
عَشْرَةَİsimdişil، mecrûr (genitif)
عَيْنًا
göze (pınar)
İsim
Kök: عين
Dilbilgisi (i'rab)
عَيْنًاİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قَدْ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
عَلِمَ
bilmişti
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُلُّ
bütün
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلُّİsimeril، merfû (nominatif)
أُنَاسٍ
insanlar
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
أُنَاسٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مَّشْرَبَهُمْ
kendi içecekleri yeri
İsim
Kök: شرب
Dilbilgisi (i'rab)
مَّشْرَبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُلُوا۟
yeyin
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَٱشْرَبُوا۟
ve için
Fiil
Kök: شرب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱشْرَبُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
rızkından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
رِّزْقِ
rızkı
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
رِّزْقِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve (başkalarına) saldırmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَعْثَوْا۟
karışıklık çıkarmayın
Fiil
Kök: عثو
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْثَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
مُفْسِدِينَ
bozgunculuk yaparak
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
مُفْسِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Musa, milleti için su aramıştı; "Asanla taşa vur" dedik; ondan on iki pınar fışkırdı, herkes içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için, yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani Musa, kavmi için su isteyince (ona) “Asanla taşa vur!” demiştik. Hemen ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile de elbette içeceği yeri bilmişti. (Onlara şöyle demiştik:) “Allah’ın (yarattığı) rızkından yiyin, için! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And remember Moses prayed for water for his people; We said: "Strike the rock with thy staff." Then gushed forth therefrom twelve springs. Each group knew its own place for water. So eat and drink of the sustenance provided by Allah, and do no evil nor mischief on the (face of the) earth.

A. Yusuf Alipublic-domain

Remember when Moses prayed for water for his people and We said to him, ‘Strike the rock with your staff.’ Twelve springs gushed out, and each group knew its drinking place. ‘Eat and drink the sustenance God has provided and do not cause corruption in the land.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when Moses asked for water for his people, We said: Smite with thy staff the rock. And there gushed out therefrom twelve springs (so that) each tribe knew their drinking-place. Eat and drink of that which Allah hath provided, and do not act corruptly, making mischief in the earth.

M. Pickthallpublic-domain

And [recall] when Moses prayed for water for his people, so We said, "Strike with your staff the stone." And there gushed forth from it twelve springs, and every people [i.e., tribe] knew its watering place. "Eat and drink from the provision of Allāh, and do not commit abuse on the earth, spreading corruption."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكروا نعمتنا عليكم -وأنتم عطاش في التِّيْه- حين دعانا موسى -بضراعة- أن نسقي قومه، فقلنا: اضرب بعصاك الحجر، فضرب، فانفجرت منه اثنتا عشرة عينًا، بعدد القبائل، مع إعلام كل قبيلة بالعين الخاصة بها حتى لا يتنازعوا. وقلنا لهم: كلوا واشربوا من رزق الله، ولا تسعوا في الأرض مفسدين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?