← Sure 21

21:73

وَجَعَلْنَـٰهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِمْ فِعْلَ ٱلْخَيْرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِ ۖ وَكَانُوا۟ لَنَا عَـٰبِدِينَ

Kelime kelime

وَجَعَلْنَٰهُمْ
ve onları yaptık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَئِمَّةً
önderler
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أَئِمَّةًİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
يَهْدُونَ
doğru yolu gösteren
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِأَمْرِنَا
emrimizle
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَمْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَأَوْحَيْنَآ
ve vahyettik
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَوْحَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِعْلَ
işler yapmayı
İsim
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
فِعْلَİsimmasdar (isim-fiil)، mansûb (akuzatif)
ٱلْخَيْرَٰتِ
hayırlı
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَيْرَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَإِقَامَ
ve kılmayı
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِقَامَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلصَّلَوٰةِ
namaz
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَإِيتَآءَ
ve vermeyi
İsim
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِيتَآءَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلزَّكَوٰةِ
zekat
İsim
Kök: زكو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
زَّكَوٰةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَكَانُوا۟
ve (insanlar) idiler
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
عَٰبِدِينَ
kulluk eden
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰبِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Onları, buyruğumuz altında insanları doğru yola götüren önderler yaptık; onlara, iyi işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, bize kulluk eden kimselerdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık. Kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yapmış ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyetmiştik. Onlar daima bizim kullarımızdılar (Onlar daima bize kulluk edenler idiler).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We made them leaders, guiding (men) by Our Command, and We sent them inspiration to do good deeds, to establish regular prayers, and to practise regular charity; and they constantly served Us (and Us only).

A. Yusuf Alipublic-domain

We made all of them leaders, guiding others by Our command, and We inspired them to do good works, to keep up the prayer, and to give alms: they were Our true worshippers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We made them chiefs who guide by Our command, and We inspired in them the doing of good deeds and the right establishment of worship and the giving of alms, and they were worshippers of Us (alone).

M. Pickthallpublic-domain

And We made them leaders guiding by Our command. And We inspired to them the doing of good deeds, establishment of prayer, and giving of zakāh; and they were worshippers of Us.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وجعلنا إبراهيم وإسحاق ويعقوب قدوة للناس يدعونهم إلى عبادته وطاعته بإذنه تعالى، وأوحينا إليهم فِعْلَ الخيرات من العمل بشرائع الأنبياء، وإقام الصلاة على وجهها، وإيتاء الزكاة، فامتثلوا لذلك، وكانوا منقادين مطيعين لله وحده دون سواه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?