← Sure 30

30:48

ٱللَّهُ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَـٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُۥ فِى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ يَشَآءُ وَيَجْعَلُهُۥ كِسَفًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَـٰلِهِۦ ۖ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

Kelime kelime

ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلَّذِى
ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
يُرْسِلُ
gönderir
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
يُرْسِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلرِّيَٰحَ
rüzgarları
İsim
Kök: روح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّيَٰحَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
فَتُثِيرُ
kaldırır
Fiil
Kök: ثور
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تُثِيرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
سَحَابًا
bulutu
İsim
Kök: سحب
Dilbilgisi (i'rab)
سَحَابًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَيَبْسُطُهُۥ
sonra onu yayar
Fiil
Kök: بسط
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يَبْسُطُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فِى
gökte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
كَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
يَشَآءُ
diliyorsa
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَيَجْعَلُهُۥ
ve eder
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كِسَفًا
parça parça
İsim
Kök: كسف
Dilbilgisi (i'rab)
كِسَفًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَتَرَى
ve görürsün
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَرَىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
ٱلْوَدْقَ
yağmurun
İsim
Kök: ودق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَدْقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَخْرُجُ
çıktığını
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
يَخْرُجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِنْ
arasından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
خِلَٰلِهِۦ
aralarından
İsim
Kök: خلل
Dilbilgisi (i'rab)
خِلَٰلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَإِذَآ
derken
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَآİsimzaman zarfı
أَصَابَ
uğratınca
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصَابَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
مَن
dilediğine
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِنْ
kullarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِبَادِهِۦٓ
kullarının
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِذَا
hemen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاEdatmüfâcee (sürpriz)
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
يَسْتَبْشِرُونَ
sevinirler
Fiil
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَبْشِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Rüzgarları gönderip bulutları yürüten, onları gökte dilediği gibi yayan ve küme küme yığan Allah'tır. Artık sen de aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Allah'ın kullarından dilediğine verdiği yağmurla, daha önceden kendilerine yağmur indirilmesinden ümidlerini kesmiş oldukları için onlar seviniverirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah O'dur ki, rüzgarları gönderir de bir bulut savururlar. Derken onu gökyüzünde nasıl dilerse öyle serer, parça parça da eder. Derken yağmuru görürsün, aralarından çıkar. Derken onu kullarından kimlere diliyorsa döküverdi mi derhal yüzleri güler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah rüzgârları gönderendir. Bu (rüzgâr)lar bulutu kaldırır. (Allah) onu gökte dilediği gibi yayar ve parçalara ayırır. (Bulutların) arasından yağmurun çıktığını görürsün. (Allah) kullarından dilediğine onu (yağmuru) isabet ettirince onlar hemen sevinirler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is Allah Who sends the Winds, and they raise the Clouds: then does He spread them in the sky as He wills, and break them into fragments, until thou seest rain-drops issue from the midst thereof: then when He has made them reach such of his servants as He wills behold, they do rejoice!-

A. Yusuf Alipublic-domain

It is God who sends out the winds; they stir up the clouds; He spreads them over the skies as He pleases; He makes them break up and you see the rain falling from them. See how they rejoice when He makes it fall upon whichever of His servants He wishes,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Allah is He Who sendeth the winds so that they raise clouds, and spreadeth them along the sky as pleaseth Him, and causeth them to break and thou seest the rain downpouring from within them. And when He maketh it to fall on whom He will of His bondmen, lo! they rejoice;

M. Pickthallpublic-domain

It is Allāh who sends the winds, and they stir the clouds and spread them in the sky however He wills, and He makes them fragments so you see the rain emerge from within them. And when He causes it to fall upon whom He wills of His servants, immediately they rejoice

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

الله -سبحانه- هو الذي يرسل الرياح فتثير سحابًا مثقلا بالماء، فينشره الله في السماء كيف يشاء، ويجعله قطعًا متفرقة، فترى المطر يخرج من بين السحاب، فإذا ساقه الله إلى عباده إذا هم يستبشرون ويفرحون بأن الله صرف ذلك إليهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?