← Sure 35

35:27

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦ ثَمَرَٰتٍ مُّخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهَا ۚ وَمِنَ ٱلْجِبَالِ جُدَدٌۢ بِيضٌ وَحُمْرٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهَا وَغَرَابِيبُ سُودٌ

Kelime kelime

أَلَمْ
görmedin mi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
تَرَ
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أَنَّ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
أَنزَلَ
indirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
مَآءً
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
مَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَأَخْرَجْنَا
böylece çıkardık
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَخْرَجْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
ثَمَرَٰتٍ
meyvalar
İsim
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
ثَمَرَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّخْتَلِفًا
çeşit çeşit
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
مُّخْتَلِفًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَلْوَٰنُهَا
renkleri
İsim
Kök: لون
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْوَٰنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَمِنَ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْجِبَالِ
dağlardan
İsim
Kök: جبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جِبَالِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
جُدَدٌۢ
yollar
İsim
Kök: جدد
Dilbilgisi (i'rab)
جُدَدٌۢİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِيضٌ
beyaz
İsim
Kök: بيض
Dilbilgisi (i'rab)
بِيضٌİsimharf-i cer (edat)، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
وَحُمْرٌ
ve kırmızı
İsim
Kök: حمر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حُمْرٌİsimharf-i cer (edat)، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مُّخْتَلِفٌ
değişik
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
مُّخْتَلِفٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلْوَٰنُهَا
renklerde
İsim
Kök: لون
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْوَٰنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَغَرَابِيبُ
ve simsiyah
İsim
Kök: غرب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَرَابِيبُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
سُودٌ
kara
İsim
Kök: سود
Dilbilgisi (i'rab)
سُودٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Allah'ın gökten su indirdiğini görmez misin? Biz onunla türlü türlü renkte ürünler yetiştirmiş; dağlarda da beyaz, kırmızı, siyah ve türlü renkte yollar varetmişizdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Görmedin mi Allah gökten bir su indirdi. Biz onunla renkleri başka başka meyveler çıkardık. Dağlarda da yollar, beyazlı kırmızılı çeşitli renklerde ve kapkara topraklar var.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Allah’ın, gökten su indirmekte olduğunu görmüyor musun? Onunla (su sebebiyle) çeşitli renklerde meyveler (yiyecekler) çıkarmaktayız. Dağlardan da renkleri farklı, beyaz, kırmızı ve simsiyah yollar (yarattık).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Seest thou not that Allah sends down rain from the sky? With it We then bring out produce of various colours. And in the mountains are tracts white and red, of various shades of colour, and black intense in hue.

A. Yusuf Alipublic-domain

Have you [Prophet] not considered how God sends water down from the sky and that We produce with it fruits of varied colours; that there are in the mountains layers of white and red of various hues, and jet black;

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Hast thou not seen that Allah causeth water to fall from the sky, and We produce therewith fruit of divers hues; and among the hills are streaks white and red, of divers hues, and (others) raven-black;

M. Pickthallpublic-domain

Do you not see that Allāh sends down rain from the sky, and We produce thereby fruits of varying colors? And in the mountains are tracts, white and red of varying shades and [some] extremely black.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ألم تر أن الله أنزل من السماء ماء، فسقينا به أشجارًا في الأرض، فأخرجنا من تلك الأشجار ثمرات مختلفًا ألوانها، منها الأحمر ومنها الأسود والأصفر وغير ذلك؟ وخَلَقْنا من الجبال طرائق بيضًا وحمرًا مختلفًا ألوانها، وخلقنا من الجبال جبالا شديدة السواد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?