← Sure 35

35:9

وَٱللَّهُ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ ٱلرِّيَـٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَسُقْنَـٰهُ إِلَىٰ بَلَدٍ مَّيِّتٍ فَأَحْيَيْنَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا ۚ كَذَٰلِكَ ٱلنُّشُورُ

Kelime kelime

وَٱللَّهُ
Allah'tır ki
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلَّذِىٓ
gönderir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَرْسَلَ
gönderdi
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلرِّيَٰحَ
rüzgarları
İsim
Kök: روح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّيَٰحَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
فَتُثِيرُ
ve kaldırır
Fiil
Kök: ثور
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تُثِيرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
سَحَابًا
bir bulut
İsim
Kök: سحب
Dilbilgisi (i'rab)
سَحَابًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَسُقْنَٰهُ
böylece onu süreriz
Fiil
Kök: سوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
سُقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِلَىٰ
bir ülkeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
بَلَدٍ
şehirlere
İsim
Kök: بلد
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَدٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مَّيِّتٍ
ölü
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
مَّيِّتٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
فَأَحْيَيْنَا
ve diriltiriz
Fiil
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَحْيَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِهِ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْأَرْضَ
yeri
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
مَوْتِهَا
öldükten
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
مَوْتِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
كَذَٰلِكَ
işte böyledir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلنُّشُورُ
diriltme
İsim
Kök: نشر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نُّشُورُİsimeril، merfû (nominatif)

Meal

TR

Rüzgarları gönderip de bulutları yürüten Allah'tır. Biz bulutları ölü bir yere sürüp, onunla toprağı ölümünden sonra diriltiriz. İnsanları diriltmek de böyledir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Rüzgârları gönderip bir bulut kaldıran da Allah'tır. Derken biz o (bulutu) ölmüş bir beldeye sevketmişizdir. Böylece yeryüzüne ölmünden sonra onunla hayat veririz. İşte o dirilme de böyledir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rüzgârları gönderip de bulutu kaldıran (harekete geçiren) Allah’tır. İşte biz o (bulutu) ölü bir şehre göndeririz de ölümünden sonra onunla toprağa hayat veririz.Diriltilme de böyle olacaktır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is Allah Who sends forth the Winds, so that they raise up the Clouds, and We drive them to a land that is dead, and revive the earth therewith after its death: even so (will be) the Resurrection!

A. Yusuf Alipublic-domain

It is God who sends forth the winds; they raise up the clouds; We drive them to a dead land and with them revive the earth after its death: such will be the Resurrection.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And Allah it is Who sendeth the winds and they raise a cloud; then We lead it unto a dead land and revive therewith the earth after its death. Such is the Resurrection.

M. Pickthallpublic-domain

And it is Allāh who sends the winds, and they stir the clouds, and We drive them to a dead land and give life thereby to the earth after its lifelessness. Thus is the resurrection.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واللهُ هو الذي أرسل الرياح فتحرك سحابًا، فسقناه إلى بلد جدب، فينزل الماء فأحيينا به الأرض بعد يُبْسها فتخضر بالنبات، مثل ذلك الإحياء يحيي الله الموتى يوم القيامة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?