← Sure 4

4:116

إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِۦ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُ ۚ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَـٰلًۢا بَعِيدًا

Kelime kelime

إِنَّ
şüpheiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
لَا
bağışlamaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَغْفِرُ
bağışlar
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَغْفِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَن
ortak koşulmasını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُشْرَكَ
onların ortak koştukları
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
يُشْرَكَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
بِهِۦ
kendisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَيَغْفِرُ
ve bağışlar
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يَغْفِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
herşeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
دُونَ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ذَٰلِكَ
bundan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لِمَن
kimseye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
يُشْرِكْ
ortak koşarsa
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
يُشْرِكْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَقَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
ضَلَّ
sapıklığa düşmüştür
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ضَلَٰلًۢا
bir sapkınlıkla
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلًۢاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بَعِيدًا
uzak
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعِيدًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse derin bir sapıklığa sapmış olur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediğini bağışlar. Allah'a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştür.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını, (diğer günahları) dilediği (layık olan) kimse için bağışlar. Allah’a ortak koşan kimse, elbette uzak bir sapkınlığa düşmüş (demek)tir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Allah forgiveth not (The sin of) joining other gods with Him; but He forgiveth whom He pleaseth other sins than this: one who joins other gods with Allah, Hath strayed far, far away (from the right).

A. Yusuf Alipublic-domain

God does not forgive the worship of others beside Him- though He does forgive whoever He will for lesser sins- for whoever does this has gone far, far astray.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! Allah pardoneth not that partners should be ascribed unto Him. He pardoneth all save that to whom He will. Whoso ascribeth partners unto Allah hath wandered far astray.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, Allāh does not forgive association with Him, but He forgives what is less than that for whom He wills. And he who associates others with Allāh has certainly gone far astray.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الله تعالى لا يغفر أن يشرك به، ويغفر ما دون الشرك من الذنوب لمن يشاء من عباده. ومن يجعل لله تعالى الواحد الأحد شريكًا من خلقه، فقد بَعُدَ عن الحق بعدًا كبيرًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?