← Sure 8

8:38

قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَنتَهُوا۟ يُغْفَرْ لَهُم مَّا قَدْ سَلَفَ وَإِن يَعُودُوا۟ فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ ٱلْأَوَّلِينَ

Kelime kelime

قُل
söyle
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلFiilemir، 2. tekil eril
لِّلَّذِينَ
kimselere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوٓا۟
inkar eden(lere)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
يَنتَهُوا۟
vazgeçerlerse
Fiil
Kök: نهي
Dilbilgisi (i'rab)
يَنتَهُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُغْفَرْ
bağışlanır
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
يُغْفَرْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لَهُم
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مَّا
olanlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
قَدْ
geçmiştekiler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
سَلَفَ
geçmişte
Fiil
Kök: سلف
Dilbilgisi (i'rab)
سَلَفَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَإِن
yok yine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
يَعُودُوا۟
dönerlerse
Fiil
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
يَعُودُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَقَدْ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
مَضَتْ
geçerlidir
Fiil
Kök: مضي
Dilbilgisi (i'rab)
مَضَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
سُنَّتُ
kanunu
İsim
Kök: سنن
Dilbilgisi (i'rab)
سُنَّتُİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
ٱلْأَوَّلِينَ
öncekilerin
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَوَّلِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

İnkar edenlere, eğer savaştan vazgeçerlerse, geçmişlerinin bağışlanacağını ve tekrar başlarlarsa evvelkilerin hükmünün uygulanacağını söyle.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O kâfirlere de ki: Eğer bu işe son verirlerse daha önce yaptıkları bağışlanacak. Yok yine karşı koymaya başlar, isyana dönerlerse, önceki ümmetlere uygulanan kurallar kendilerine de uygulanacak. (Artık o ilâhî uygulamayı beklesinler.)

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlara de ki: (İnkârdan) vazgeçerlerse, geçmiş (günahları) bağışlanacaktır. (İnkâra) geri dönerlerse öncekilere (uygulanan ilahi) kanun elbette geçmiştir (onlar için de geçerlidir).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say to the Unbelievers, if (now) they desist (from Unbelief), their past would be forgiven them; but if they persist, the punishment of those before them is already (a matter of warning for them).

A. Yusuf Alipublic-domain

[Prophet], tell the disbelievers that if they desist their past will be forgiven, but if they persist, they have an example in the fate of those who went before.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Tell those who disbelieve that if they cease (from persecution of believers) that which is past will be forgiven them; but if they return (thereto) then the example of the men of old hath already gone (before them, for a warning).

M. Pickthallpublic-domain

Say to those who have disbelieved [that] if they cease, what has previously occurred will be forgiven for them. But if they return [to hostility] - then the precedent of the former [rebellious] peoples has already taken place.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- للذين جحدوا وحدانية الله مِن مشركي قومك: إن ينزجروا عن الكفر وعداوة النبي صلى الله عليه وسلم، ويرجعوا إلى الإيمان بالله وحده وعدم قتال الرسول والمؤمنين، يغفر الله لهم ما سبق من الذنوب، فالإسلام يجُبُّ ما قبله. وإن يَعُدْ هؤلاء المشركون لقتالك -أيها الرسول- بعد الوقعة التي أوقعتها بهم يوم "بدر" فقد سبقت طريقة الأولين، وهي أنهم إذا كذبوا واستمروا على عنادهم أننا نعاجلهم بالعذاب والعقوبة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?