← Sure 4

4:16

وَٱلَّذَانِ يَأْتِيَـٰنِهَا مِنكُمْ فَـَٔاذُوهُمَا ۖ فَإِن تَابَا وَأَصْلَحَا فَأَعْرِضُوا۟ عَنْهُمَآ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ تَوَّابًا رَّحِيمًا

Kelime kelime

وَٱلَّذَانِ
iki kişi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذَانِİsimism-i mevsûl، eril ikil
يَأْتِيَٰنِهَا
fuhuş yaparsa
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. ikil eril
ٰنِİsimzamir، son ek، 3. ikil
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مِنكُمْ
içinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَـَٔاذُوهُمَا
onlara eziyet edin
Fiil
Kök: أذي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ـَٔاذُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
فَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
تَابَا
tevbe eder
Fiil
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
تَابَFiilmâzî (geçmiş)، 3. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 3. ikil eril
وَأَصْلَحَا
ve uslanırlarsa
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْلَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 3. ikil eril
فَأَعْرِضُوا۟
artık vazgeçin
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
أَعْرِضُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَنْهُمَآ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمَآİsimzamir، son ek، 3. ikil
إِنَّ
çünkü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كَانَ
tevbeleri çok kabul edendir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
تَوَّابًا
affedici
İsim
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
تَوَّابًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
رَّحِيمًا
çok esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

İçinizden zina eden iki kimseye eziyet edin, tevbe edip düzeltirlerse onları bırakın. Doğrusu Allah tevbeleri daima kabul ve merhamet eder.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sizlerden zina edenlerin her ikisine de eziyet edin. Eğer onlar tevbe edip kendilerini ıslah ederlerse onlardan vazgeçin. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İçinizden onu (o fuhşu) yapan iki erkeği de cezalandırın! tevbe eder, kendilerini düzeltirlerse artık onlardan (kendilerine ceza vermekten) vazgeçin! Şüphesiz ki Allah tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If two men among you are guilty of lewdness, punish them both. If they repent and amend, Leave them alone; for Allah is Oft-returning, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

If two men commit a lewd act, punish them both; if they repent and mend their ways, leave them alone- God is always ready to accept repentance, He is full of mercy.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And as for the two of you who are guilty thereof, punish them both. And if they repent and improve, then let them be. Lo! Allah is ever relenting, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

And the two who commit it [i.e., unlawful sexual intercourse] among you - punish [i.e., dishonor] them both. But if they repent and correct themselves, leave them alone. Indeed, Allāh is ever Accepting of Repentance and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واللذان يقعان في فاحشة الزنى، فآذُوهما بالضرب والهجر والتوبيخ، فإن تابا عمَّا وقع منهما وأصلحا بما يقدِّمان من الأعمال الصالحة فاصفحوا عن أذاهما. ويستفاد من هذه الآية والتي قبلها أن الرجال إذا فعلوا الفاحشة يُؤْذَوْن، والنساء يُحْبَسْنَ ويُؤذَيْنَ، فالحبس غايتة الموت، والأذية نهايتها إلى التوبة والصلاح. وكان هذا في صدر الإسلام، ثم نُسخ بما شرع الله ورسوله، وهو الرجم للمحصن والمحصنة، وهما الحران البالغان العاقلان، اللذان جامعا في نكاح صحيح، والجلدُ مائة جلدة، وتغريب عام لغيرهما. إن الله كان توابا على عباده التائبين، رحيمًا بهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?