← Sure 24

24:6

وَٱلَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَٰجَهُمْ وَلَمْ يَكُن لَّهُمْ شُهَدَآءُ إِلَّآ أَنفُسُهُمْ فَشَهَـٰدَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَـٰدَٰتٍۭ بِٱللَّهِ ۙ إِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَرْمُونَ
zina ile suçlayan
Fiil
Kök: رمي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَزْوَٰجَهُمْ
eşlerini
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
أَزْوَٰجَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَمْ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَكُن
bulunmayanlar
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَّهُمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
شُهَدَآءُ
şahidleri
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شُهَدَآءُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
إِلَّآ
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَنفُسُهُمْ
kendilerinden
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَشَهَٰدَةُ
(o halde) şahidliği
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
شَهَٰدَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
أَحَدِهِمْ
onlardan her birinin
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَرْبَعُ
dört defa
İsim
Kök: ربع
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْبَعُİsimeril، merfû (nominatif)
شَهَٰدَٰتٍۭ
şahid tutmasıdır
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَهَٰدَٰتٍۭİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بِٱللَّهِ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِنَّهُۥ
kendisinin mutlaka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَمِنَ
doğru söyleyenlerden olduğuna
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلصَّٰدِقِينَ
doğrulara
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰدِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Karılarına zina isnat edip de kendilerinden başka şahidleri olmayanların şahidliği, kendisinin doğru sözlülerden olduğuna Allah'ı dört defa şahit tutmasıyla olur. Beşincisinde, eğer yalancılardan ise Allah'ın lanetinin kendisine olmasını diler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Eşlerine zina iddiasında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair Allah’ı dört kez şahit tutmasıdır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And for those who launch a charge against their spouses, and have (in support) no evidence but their own,- their solitary evidence (can be received) if they bear witness four times (with an oath) by Allah that they are solemnly telling the truth;

A. Yusuf Alipublic-domain

As for those who accuse their own wives of adultery, but have no other witnesses, let each one four times call God to witness that he is telling the truth,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

As for those who accuse their wives but have no witnesses except themselves; let the testimony of one of them be four testimonies, (swearing) by Allah that he is of those who speak the truth;

M. Pickthallpublic-domain

And those who accuse their wives [of adultery] and have no witnesses except themselves - then the witness of one of them [shall be] four testimonies [swearing] by Allāh that indeed, he is of the truthful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين يرمون زوجاتهم بالزنى، ولم يكن لهم شهداء على اتهامهم لهنَّ إلا أنفسهم، فعلى الواحد منهم أن يشهد أمام القاضي أربع مرات بقوله: أشهد بالله أني صادق فيما رميتها به من الزنى، ويزيد في الشهادة الخامسة الدعوة على نفسه باستحقاقه لعنة الله إن كان كاذبًا في قوله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?