← Sure 5

5:14

وَمِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّا نَصَـٰرَىٰٓ أَخَذْنَا مِيثَـٰقَهُمْ فَنَسُوا۟ حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَأَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ ٱلْعَدَاوَةَ وَٱلْبَغْضَآءَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ ٱللَّهُ بِمَا كَانُوا۟ يَصْنَعُونَ

Kelime kelime

وَمِنَ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
قَالُوٓا۟
diyen(lerin)
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّا
biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نَصَٰرَىٰٓ
hıristiyanız
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَصَٰرَىٰٓİsimözel isim، harf-i cer (edat)، merfû (nominatif)
أَخَذْنَا
almıştık
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِيثَٰقَهُمْ
sözünü
İsim
Kök: وثق
Dilbilgisi (i'rab)
مِيثَٰقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَنَسُوا۟
ama unuttular
Fiil
Kök: نسي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَسُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَظًّا
pay almayı
İsim
Kök: حظظ
Dilbilgisi (i'rab)
حَظًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّمَّا
şeyden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
ذُكِّرُوا۟
öğütlenen
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ذُكِّرُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهِۦ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
فَأَغْرَيْنَا
bu yüzden saldık
Fiil
Kök: غرو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَغْرَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَيْنَهُمُ
aralarına
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعَدَاوَةَ
düşmanlık
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَدَاوَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَٱلْبَغْضَآءَ
ve kin
İsim
Kök: بغض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَغْضَآءَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
إِلَىٰ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
يَوْمِ
gününe
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَسَوْفَ
ve yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَوْفَEdatgelecek (se/sevfe)
يُنَبِّئُهُمُ
onlara haber verecektir
Fiil
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَبِّئُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَصْنَعُونَ
yapmakta
Fiil
Kök: صنع
Dilbilgisi (i'rab)
يَصْنَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

"Biz hıristiyanız" diyenlerden de söz almıştık; onlar, kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular, bu yüzden aralarına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Allah, yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Biz hıristiyanız" diyenlerden de söz almıştık. Onlar da kendilerine hatırlatılan şeylerin çoğunu unutmuşlardı. Biz de onların arasına, kıyamete kadar sürecek kin ve düşmanlık soktuk. Allah, ne yapmış olduklarını onlaraelbette haber verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

“Biz hristiyanlarız.” diyenlerden de kesin söz almıştık fakat onlar kendilerine hatırlatılan (İncil’den) paylarını unutmuşlardı. (Bu sebeple) kıyamet gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin salmıştık. Allah (dünyada) yapıp ettiklerini ileride (mahşerde) onlara bildirecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

From those, too, who call themselves Christians, We did take a covenant, but they forgot a good part of the message that was sent them: so we estranged them, with enmity and hatred between the one and the other, to the day of judgment. And soon will Allah show them what it is they have done.

A. Yusuf Alipublic-domain

We also took a pledge from those who say, ‘We are Christians,’ but they too forgot some of what they were told to remember, so We stirred up enmity and hatred among them until the Day of Resurrection, when God will tell them what they have done.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And with those who say: "Lo! we are Christians," We made a covenant, but they forgot a part of that whereof they were admonished. Therefor We have stirred up enmity and hatred among them till the Day of Resurrection, when Allah will inform them of their handiwork.

M. Pickthallpublic-domain

And from those who say, "We are Christians" We took their covenant; but they forgot a portion of that of which they were reminded. So We caused among them animosity and hatred until the Day of Resurrection. And Allāh is going to inform them about what they used to do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأخذنا على الذين ادَّعوا أنهم أتباع المسيح عيسى -وليسوا كذلك- العهد المؤكد الذي أخذناه على بني إسرائيل: بأن يُتابعوا رسولهم وينصروه ويؤازروه، فبدَّلوا دينهم، وتركوا نصيبًا مما ذكروا به، فلم يعملوا به، كما صنع اليهود، فألقينا بينهم العداوة والبغضاء إلى يوم القيامة، وسوف ينبئهم الله بما كانوا يصنعون يوم الحساب، وسيعاقبهم على صنيعهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?