← Sure 6

6:150

قُلْ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَـٰذَا ۖ فَإِن شَهِدُوا۟ فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ ۚ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هَلُمَّ
haydi getirin
İsim
Kök: هلم
Dilbilgisi (i'rab)
هَلُمَّİsimNV، emir، 2. çoğul eril
شُهَدَآءَكُمُ
tanrılarınızı
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شُهَدَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّذِينَ
o ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَشْهَدُونَ
şahidlik edecek
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْهَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّ
Allah'ın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
حَرَّمَ
yasakladığına
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَّمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَٰذَا
bunu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
فَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
شَهِدُوا۟
şahidlik ederlerse
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَهِدُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَلَا
sen şahidlik etme
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَشْهَدْ
şahidiz
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
تَشْهَدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
مَعَهُمْ
onlarla beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَتَّبِعْ
uyma
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَّبِعْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أَهْوَآءَ
keyiflerine
İsim
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْوَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَذَّبُوا۟
yalanlayan(ların)
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِـَٔايَٰتِنَا
ayetlerimizi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَٱلَّذِينَ
ve kimselerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَا
ve inanmayanların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱلْءَاخِرَةِ
ahirete
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
وَهُم
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
بِرَبِّهِمْ
Rablerine
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَعْدِلُونَ
eş tutmaktadırlar
Fiil
Kök: عدل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْدِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "Allah'ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin". Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Haydi, Allah bunu yasak etti diye tanıklık edecek şahitlerinizi getirin.". Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme. Âyetlerimi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyiflerine uyma. Çünkü onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Allah şunu yasakladı diye şahitlik edecek şahitlerinizi getirin!” Onlar (yalan yere) şahitlik ederlerse, sen onlarla birlikte şahitlik etme! Ayetlerimizi yalanlayan ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma! Onlar, (başka varlıkları) Rablerine denk tutuyorlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Bring forward your witnesses to prove that Allah did forbid so and so." If they bring such witnesses, be not thou amongst them: Nor follow thou the vain desires of such as treat our signs as falsehoods, and such as believe not in the Hereafter: for they hold others as equal with their Guardian-Lord.

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘Bring your witnesses to testify that God has forbidden all this.’ If they do testify, do not bear witness with them. Do not follow the whims of those who have denied Our revelation, who do not believe in the Hereafter, and who set up equals with their Lord.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Come, bring your witnesses who can bear witness that Allah forbade (all) this. And if they bear witness, do not thou bear witness with them. Follow thou not the whims of those who deny Our revelations, those who believe not in the Hereafter and deem (others) equal with their Lord.

M. Pickthallpublic-domain

Say, [O Muḥammad], "Bring forward your witnesses who will testify that Allāh has prohibited this." And if they testify, do not testify with them. And do not follow the desires of those who deny Our verses and those who do not believe in the Hereafter, while they equate [others] with their Lord.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: هاتوا شهداءكم الذين يشهدون أن الله تعالى هو الذي حرَّم ما حرَّمتم من الحرث والأنعام، فإن شهدوا -كذبًا وزورًا- فلا تصدقهم، ولا توافق الذين حكَّموا أهواءهم، فكذبوا بآيات الله فيما ذهبوا إليه من تحريم ما أحل الله، وتحليل ما حرم الله، ولا تتبع الذين لا يصدقون بالحياة الآخرة ولا يعملون لها، والذين هم بربهم يشركون فيعبدون معه غيره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?