← Sure 66

66:10

ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱمْرَأَتَ نُوحٍ وَٱمْرَأَتَ لُوطٍ ۖ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَـٰلِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا وَقِيلَ ٱدْخُلَا ٱلنَّارَ مَعَ ٱلدَّٰخِلِينَ

Kelime kelime

ضَرَبَ
anlattı
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
ضَرَبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مَثَلًا
misal ile
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مَثَلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّلَّذِينَ
kimseler için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱمْرَأَتَ
karısını
İsim
Kök: مرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱمْرَأَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
نُوحٍ
Nuh'un
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نُوحٍİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَٱمْرَأَتَ
ve karısını
İsim
Kök: مرأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱمْرَأَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
لُوطٍ
Lut'un
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
لُوطٍİsimözel isim، mecrûr (genitif)
كَانَتَا
bu ikisi idiler
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. ikil dişil
تَاİsimzamir، son ek، 3. ikil dişil
تَحْتَ
(nikahı) altında
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
عَبْدَيْنِ
iki kulun
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عَبْدَيْنِİsimeril ikil، mecrûr (genitif)
مِنْ
kullarımızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِبَادِنَا
kullarımız
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
صَٰلِحَيْنِ
salih
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰلِحَيْنِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril ikil، mecrûr (genitif)، sıfat
فَخَانَتَاهُمَا
fakat ihanet ettiler
Fiil
Kök: خون
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
خَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. ikil dişil
تَاİsimzamir، son ek، 3. ikil dişil
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
فَلَمْ
(kocaları) savamadı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يُغْنِيَا
bir yarar sağlamaz
Fiil
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
يُغْنِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 3. ikil
عَنْهُمَا
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
مِنَ
Allahtan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
شَيْـًٔا
(hiçbir) şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَقِيلَ
ve denildi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قِيلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱدْخُلَا
haydi girin
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱدْخُلَFiilemir، 2. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 2. ikil
ٱلنَّارَ
ateşe
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّارَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
مَعَ
beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلدَّٰخِلِينَ
girenlerle
İsim
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دَّٰخِلِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Allah, inkar edenlere, Nuh'un karısıyla Lut'un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara karşı hainlik edip inkarlarını gizlemişlerdi de iki peygamber Allah'tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: "Cehenneme girenlerle beraber siz de girin" dendi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah, inkâr edenlere, Nuh'un karısı ile Lut'un karısını misal verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kulun (nikahı) altında idiler, onlara hıyanet ettiler. (Kocaları,) Allah'tan hiçbir şeyi onlardan savamadı. (Onlara): "Haydi girenlerle birlikte siz de ateşe girin!" denildi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah kâfir olanlara, Nuh’un hanımı ile Lut’un hanımını örnek vermektedir. (Bu iki kadın), kullarımızdan iki iyi kulun (nikâhları) altındalardı ve onlara hıyanet (ihanet) etmişlerdi. (Nuh ve Lut) Allah’tan gelen hiçbir şeyi onlardan savamamıştı. (Onlara) “Ateşe girenlerle birlikte siz de girin!” denmiş (olacak)tır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Allah sets forth, for an example to the Unbelievers, the wife of Noah and the wife of Lut: they were (respectively) under two of our righteous servants, but they were false to their (husbands), and they profited nothing before Allah on their account, but were told: "Enter ye the Fire along with (others) that enter!"

A. Yusuf Alipublic-domain

God has given examples of disbelievers: the wives of Noah and Lot who married two of Our righteous servants but betrayed them. Their husbands could not help them against God: it was said, ‘Both of you enter the Fire with the others.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Allah citeth an example for those who disbelieve: the wife of Noah and the wife of Lot, who were under two of Our righteous slaves yet betrayed them so that they (the husbands) availed them naught against Allah and it was said (unto them): Enter the Fire along with those who enter.

M. Pickthallpublic-domain

Allāh presents an example of those who disbelieved: the wife of Noah and the wife of Lot. They were under two of Our righteous servants but betrayed them, so they [i.e., those prophets] did not avail them from Allāh at all, and it was said, "Enter the Fire with those who enter."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ضرب الله مثلا لحال الكفرة - في مخالطتهم المسلمين وقربهم منهم ومعاشرتهم لهم، وأن ذلك لا ينفعهم لكفرهم بالله- بحال زوجة نبي الله نوح، وزوجة نبي الله لوط: حيث كانتا في عصمة عبدَين من عبادنا صالحين، فوقعت منهما الخيانة لهما في الدين، فقد كانتا كافرتين، فلم يدفع هذان الرسولان عن زوجتيهما من عذاب الله شيئًا، وقيل للزوجتين: ادخلا النار مع الداخلين فيها. وفي ضرب هذا المثل دليل على أن القرب من الأنبياء، والصالحين، لا يفيد شيئا مع العمل السيِّئ.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?