← Sure 10

10:4

إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا ۖ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا ۚ إِنَّهُۥ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ بِٱلْقِسْطِ ۚ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

Kelime kelime

إِلَيْهِ
O'nadır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَرْجِعُكُمْ
dönüşü
İsim
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
مَرْجِعُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
جَمِيعًا
hepinizin
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمِيعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَعْدَ
vaadi
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعْدَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
حَقًّا
gerçektir
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِنَّهُۥ
O'dur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَبْدَؤُا۟
ilk kez başlatan
Fiil
Kök: بدأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْدَؤُا۟Fiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْخَلْقَ
yaratmayı
İsim
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَلْقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يُعِيدُهُۥ
onu tekrarlayan
Fiil
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
يُعِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لِيَجْزِىَ
karşılıklarını vermek üzere
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَجْزِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimselere
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
iman eden(lere)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَعَمِلُوا۟
ve ameller işleyen(lere)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَمِلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّٰلِحَٰتِ
salih
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحَٰتِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
بِٱلْقِسْطِ
adaletli bir şekilde
İsim
Kök: قسط
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِسْطِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلَّذِينَ
ve kiimselere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkâr eden(lere)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُمْ
vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
شَرَابٌ
bir içecek
İsim
Kök: شرب
Dilbilgisi (i'rab)
شَرَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْ
kaynar sudan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
حَمِيمٍ
dostu
İsim
Kök: حمم
Dilbilgisi (i'rab)
حَمِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَعَذَابٌ
ve bir azap
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلِيمٌۢ
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌۢİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
بِمَا
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
olmalarından
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَكْفُرُونَ
inkâr ediyor(lar)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Hepinizin dönüşü, O'nadır. Allah'ın vadi haktır. O, önce yaratır, sonra inanıp yararlı işler yapanların ve inkar edenlerin hareketlerinin karşılığını adaletle vermek için tekrar diriltir. İnkarcılara, inkarlarından ötürü kızgın bir içecek ve can yakıcı azab vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dönüşünüz hep O'nadır. Allah'ın vaadi haktır. Herşeyi ilk baştan yaratan O'dur. Sonra iman edip salih amel işleyenleri hak ettikleri ölçüde mükâfatlandırmak için geri döndürecek olan yine O'dur. Kâfirlere de inkâr ettikleri için kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’ın gerçek bir vaadi olarak hepinizin dönüşü yalnızca O’nadır. Şüphesiz ki O, yaratılanları önce (yoktan) yaratır; sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle karşılık vermek için (onları mahşerde) yeniden yaratır. Kâfir olanlara gelince, inkar ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan bir içecek ve elem verici bir azap vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To Him will be your return- of all of you. The promise of Allah is true and sure. It is He Who beginneth the process of creation, and repeateth it, that He may reward with justice those who believe and work righteousness; but those who reject Him will have draughts of boiling fluids, and a penalty grievous, because they did reject Him.

A. Yusuf Alipublic-domain

It is to Him you shall all return––that is a true promise from God. It was He who created [you] in the first place, and He will do so again, so that He may justly reward those who believe and do good deeds. But the disbelievers will have a drink of scalding water, and agonizing torment, because they persistently disbelieved.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Unto Him is the return of all of you; it is a promise of Allah in truth. Lo! He produceth creation, then reproduceth it, that He may reward those who believe and do good works with equity; while, as for those who disbelieve, theirs will be a boiling drink and painful doom because they disbelieved.

M. Pickthallpublic-domain

To Him is your return all together. [It is] the promise of Allāh [which is] truth. Indeed, He begins the [process of] creation and then repeats it that He may reward those who have believed and done righteous deeds, in justice. But those who disbelieved will have a drink of scalding water and a painful punishment for what they used to deny.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إلى ربكم معادكم يوم القيامة جميعًا، وهذا وعد الله الحق، هو الذي يبدأ إيجاد الخلق ثم يعيده بعد الموت، فيوجده حيًا كهيئته الأولى، ليجزي مَن صَدَّق الله ورسوله، وعمل الأعمال الحسنة أحسن الجزاء بالعدل. والذين جحدوا وحدانية الله ورسالة رسوله لهم شراب من ماء شديد الحرارة يشوي الوجوه ويقطِّع الأمعاء، ولهم عذاب موجع بسبب كفرهم وضلالهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?