← Sure 12

12:36

وَدَخَلَ مَعَهُ ٱلسِّجْنَ فَتَيَانِ ۖ قَالَ أَحَدُهُمَآ إِنِّىٓ أَرَىٰنِىٓ أَعْصِرُ خَمْرًا ۖ وَقَالَ ٱلْـَٔاخَرُ إِنِّىٓ أَرَىٰنِىٓ أَحْمِلُ فَوْقَ رَأْسِى خُبْزًا تَأْكُلُ ٱلطَّيْرُ مِنْهُ ۖ نَبِّئْنَا بِتَأْوِيلِهِۦٓ ۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلْمُحْسِنِينَ

Kelime kelime

وَدَخَلَ
ve girdi
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
دَخَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَعَهُ
onunla beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلسِّجْنَ
zindana
İsim
Kök: سجن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سِّجْنَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَتَيَانِ
iki genç daha
İsim
Kök: فتي
Dilbilgisi (i'rab)
فَتَيَانِİsimeril ikil، merfû (nominatif)
قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَحَدُهُمَآ
onlardan biri
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمَآİsimzamir، son ek، 3. ikil
إِنِّىٓ
şüphesiz ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَرَىٰنِىٓ
(düşümde) görüyorum
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
نِىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَعْصِرُ
sıktığımı
Fiil
Kök: عصر
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْصِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
خَمْرًا
şarap
İsim
Kök: خمر
Dilbilgisi (i'rab)
خَمْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَقَالَ
ve dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْءَاخَرُ
öteki de
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخَرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
إِنِّىٓ
ben de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَرَىٰنِىٓ
görüyorum ki
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
نِىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَحْمِلُ
taşıyorum
Fiil
Kök: حمل
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْمِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
فَوْقَ
üstünde
İsim
Kök: فوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَوْقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
رَأْسِى
başımın
İsim
Kök: رأس
Dilbilgisi (i'rab)
رَأْسِİsimeril، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
خُبْزًا
ekmek
İsim
Kök: خبز
Dilbilgisi (i'rab)
خُبْزًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
تَأْكُلُ
yiyor
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْكُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
ٱلطَّيْرُ
kuşlar
İsim
Kök: طير
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّيْرُİsimeril، merfû (nominatif)
مِنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
نَبِّئْنَا
bize haber ver
Fiil
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
نَبِّئْFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِتَأْوِيلِهِۦٓ
bunun yorumunu
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
تَأْوِيلِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِنَّا
zira biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نَرَىٰكَ
seni görüyoruz
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
نَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنَ
güzel davrananlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُحْسِنِينَ
güzel davrananları
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُحْسِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Hapse, onunla beraber, iki genç daha girdi. Biri, "Rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi; diğeri "Başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm" dedi. "Bize bunu yorumla; senin iyi bir kimse olduğunu görüyoruz"

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Zindana onunla birlikte iki delikanlı daha girdi. Birisi dedi ki: "Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm". Öteki de dedi ki: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı, kuşların da ondan yediğini gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onunla birlikte hapse iki delikanlı daha girmişti. Onlardan biri “Ben kendimi (rüyamda) içki için (üzüm) sıkarken görüyorum.” demişti. Diğeri de “Ben de kendimi başımın üzerinde kuşların yemekte (gagalamakta) olduğu bir ekmek taşıdığımı görüyorum.” demişti. “Bunun yorumunu bize bildir! Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz.” (demişlerdi).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Now with him there came into the prison two young men. Said one of them: "I see myself (in a dream) pressing wine." said the other: "I see myself (in a dream) carrying bread on my head, and birds are eating, thereof." "Tell us" (they said) "The truth and meaning thereof: for we see thou art one that doth good (to all)."

A. Yusuf Alipublic-domain

Two young men went into prison alongside him. One of them said, ‘I dreamed that I was pressing grapes’; the other said, ‘I dreamed that I was carrying bread on my head and that the birds were eating it.’ [They said], ‘Tell us what this means- we can see that you are a knowledgeable man.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And two young men went to prison with him. One of them said: I dreamed that I was pressing wine. The other said: I dreamed that I was carrying upon my head bread whereof the birds were eating. Announce unto us the interpretation, for we see thee of those good (at interpretation).

M. Pickthallpublic-domain

And there entered the prison with him two young men. One of them said, "Indeed, I have seen myself [in a dream] pressing [grapes for] wine." The other said, "Indeed, I have seen myself carrying upon my head [some] bread, from which the birds were eating. Inform us of its interpretation; indeed, we see you to be of those who do good."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ودخل السجن مع يوسف فَتَيان، قال أحدهما: إني رأيت في المنام أني أعصر عنبًا ليصير خمرًا، وقال الآخر: إني رأيت أني أحمل فوق رأسي خبزًا تأكل الطير منه، أخبرنا -يا يوسف -بتفسير ما رأينا، إنا نراك من الذين يحسنون في عبادتهم لله، ومعاملتهم لخلقه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular