← Sure 17

17:23

۞ وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَـٰنًا ۚ إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا

Kelime kelime

وَقَضَىٰ
ve emretti
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَضَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبُّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَلَّا
tapmamanızı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَEdatmasdar bağlacı
لَّاEdatolumsuzluk
تَعْبُدُوٓا۟
kulluk etmeyin
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْبُدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَّآ
başkasına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
إِيَّاهُ
kendisinden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِيَّاهُİsimzamir، 3. tekil eril
وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ
ve anaya babaya
İsim
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَٰلِدَيْنِİsimeril ikil، mecrûr (genitif)
إِحْسَٰنًا
iyilik etmenizi
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
إِحْسَٰنًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِمَّا
ulaşırsa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِمَّاEdatşart
يَبْلُغَنَّ
ulaştı
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْلُغَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
عِندَكَ
senin yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلْكِبَرَ
ihtiyarlık çağına
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِبَرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
أَحَدُهُمَآ
ikisinden birisi
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمَآİsimzamir، son ek، 3. ikil
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
كِلَاهُمَا
her ikisi
İsim
Kök: كلو
Dilbilgisi (i'rab)
كِلَاİsimeril ikil، merfû (nominatif)
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
فَلَا
sakın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَقُل
deme
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
تَقُلFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
لَّهُمَآ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمَآİsimzamir، 3. ikil
أُفٍّ
Öf!
İsim
Kök: أفف
Dilbilgisi (i'rab)
أُفٍّİsimNV، muzâri (şimdi/geniş)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَنْهَرْهُمَا
onları azarlama
Fiil
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
تَنْهَرْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
وَقُل
söyle
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قُلFiilemir، 2. tekil eril
لَّهُمَا
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمَاİsimzamir، 3. ikil
قَوْلًا
bir söz
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْلًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
كَرِيمًا
güzel
İsim
Kök: كرم
Dilbilgisi (i'rab)
كَرِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Rabbin, yalnız Kendisine tapmanızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı "Öf" bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine de hep tatlı söz söyleyesin.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara "öf" bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve ana babaya iyiliği emretmiştir. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine sakın “Öf!” bile deme; onları azarlama; kendilerine güzel sözler söyle!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Thy Lord hath decreed that ye worship none but Him, and that ye be kind to parents. Whether one or both of them attain old age in thy life, say not to them a word of contempt, nor repel them, but address them in terms of honour.

A. Yusuf Alipublic-domain

Your Lord has commanded that you should worship none but Him, and that you be kind to your parents. If either or both of them reach old age with you, say no word that shows impatience with them, and do not be harsh with them, but speak to them respectfully

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Thy Lord hath decreed, that ye worship none save Him, and (that ye show) kindness to parents. If one of them or both of them attain old age with thee, say not "Fie" unto them nor repulse them, but speak unto them a gracious word.

M. Pickthallpublic-domain

And your Lord has decreed that you worship not except Him, and to parents, good treatment. Whether one or both of them reach old age [while] with you, say not to them [so much as], "uff," and do not repel them but speak to them a noble word.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأَمَر ربك -أيها الإنسان- وألزم وأوجب أن يفرد سبحانه وتعالى وحده بالعبادة، وأمر بالإحسان إلى الأب والأم، وبخاصة حالةُ الشيخوخة، فلا تضجر ولا تستثقل شيئًا تراه من أحدهما أو منهما، ولا تسمعهما قولا سيئًا، حتى ولا التأفيف الذي هو أدنى مراتب القول السيئ، ولا يصدر منك إليهما فعل قبيح، ولكن ارفق بهما، وقل لهما -دائما- قولا لينًا لطيفًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?