← Sure 24

24:58

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِيَسْتَـْٔذِنكُمُ ٱلَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُكُمْ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَبْلُغُوا۟ ٱلْحُلُمَ مِنكُمْ ثَلَـٰثَ مَرَّٰتٍ ۚ مِّن قَبْلِ صَلَوٰةِ ٱلْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُم مِّنَ ٱلظَّهِيرَةِ وَمِنۢ بَعْدِ صَلَوٰةِ ٱلْعِشَآءِ ۚ ثَلَـٰثُ عَوْرَٰتٍ لَّكُمْ ۚ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌۢ بَعْدَهُنَّ ۚ طَوَّٰفُونَ عَلَيْكُم بَعْضُكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ ۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَـٰتِ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِيَسْتَـْٔذِنكُمُ
izin istesinler
Fiil
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatemir، ön ek
يَسْتَـْٔذِنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مَلَكَتْ
altında bulunan (köle ve hizmetçi)
Fiil
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مَلَكَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
أَيْمَٰنُكُمْ
ellerinizin
İsim
Kök: يمن
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْمَٰنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَٱلَّذِينَ
ve olanlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَمْ
henüz ermemiş
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
يَبْلُغُوا۟
ulaştı
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْلُغُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْحُلُمَ
erginliğe
İsim
Kök: حلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حُلُمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مِنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ثَلَٰثَ
üç
İsim
Kök: ثلث
Dilbilgisi (i'rab)
ثَلَٰثَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَرَّٰتٍ
vakitte
İsim
Kök: مرر
Dilbilgisi (i'rab)
مَرَّٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
صَلَوٰةِ
namazından
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
صَلَوٰةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلْفَجْرِ
sabah
İsim
Kök: فجر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَجْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَحِينَ
ve zaman
İsim
Kök: حين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حِينَİsimeril، mansûb (akuzatif)
تَضَعُونَ
çıkar(ıp yat)acağınız
Fiil
Kök: وضع
Dilbilgisi (i'rab)
تَضَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ثِيَابَكُم
elbisenizi
İsim
Kök: ثوب
Dilbilgisi (i'rab)
ثِيَابَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
öğle vakti
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلظَّهِيرَةِ
öğle
İsim
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّهِيرَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَمِنۢ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
صَلَوٰةِ
namazından
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
صَلَوٰةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلْعِشَآءِ
yatsı
İsim
Kök: عشو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِشَآءِİsimeril، mecrûr (genitif)
ثَلَٰثُ
üç vakittir
İsim
Kök: ثلث
Dilbilgisi (i'rab)
ثَلَٰثُİsimeril، merfû (nominatif)
عَوْرَٰتٍ
mahrem olan
İsim
Kök: عور
Dilbilgisi (i'rab)
عَوْرَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
لَيْسَ
yoktur
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
عَلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
جُنَاحٌۢ
bir günah
İsim
Kök: جنح
Dilbilgisi (i'rab)
جُنَاحٌۢİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بَعْدَهُنَّ
bunların dışında
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
هُنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
طَوَّٰفُونَ
girip çıkarsınız
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَوَّٰفُونَİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
عَلَيْكُم
yanına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَعْضُكُمْ
biriniz
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
diğerinin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
بَعْضٍ
diğerinin
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
كَذَٰلِكَ
böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
يُبَيِّنُ
açıklar
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
يُبَيِّنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَكُمُ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلْءَايَٰتِ
ayetleri
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلِيمٌ
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
حَكِيمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حَكِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bunlar, sizin açık bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmakta size de, onlara da bir sorumluluk yoktur. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz erginlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için, ne de onlar için bir mahzur yoktur. (Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz.) İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Ellerinizin (meşru bir şekilde) sahip olduğu kişiler ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah ibadetinden önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı ibadetinden sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler! (Bunlar), sizin için üç avret (açık bulunabilme) zamanıdır. Bu vakitlerin sonrasında (izin istememelerinde) sizin için de onlar için de herhangi bir vebal yoktur. Birbirinizin yanına çok girip çıkanlarsınız. Allah, ayetleri size işte böyle açıklıyor. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! let those whom your right hands possess, and the (children) among you who have not come of age ask your permission (before they come to your presence), on three occasions: before morning prayer; the while ye doff your clothes for the noonday heat; and after the late-night prayer: these are your three times of undress: outside those times it is not wrong for you or for them to move about attending to each other: Thus does Allah make clear the Signs to you: for Allah is full of knowledge and wisdom.

A. Yusuf Alipublic-domain

Believers, your slaves and any who have not yet reached puberty should ask your permission to come in at three times of day: before the dawn prayer; when you lay your garments aside in the midday heat; and after the evening prayer. These are your three times for privacy; at other times, there is no blame on you or them if you move around each other freely. In this way God makes messages clear: God is all knowing, all wise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Let your slaves, and those of you who have not come to puberty, ask leave of you at three times (before they come into your presence): Before the prayer of dawn, and when ye lay aside your raiment for the heat of noon, and after the prayer of night. Three times of privacy for you. It is no sin for them or for you at other times, when some of you go round attendant upon others (if they come into your presence without leave). Thus Allah maketh clear the revelations for you. Allah is Knower, Wise.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, let those whom your right hands possess and those who have not [yet] reached puberty among you ask permission of you [before entering] at three times: before the dawn prayer and when you put aside your clothing [for rest] at noon and after the night prayer. [These are] three times of privacy for you. There is no blame upon you nor upon them beyond these [periods], for they continually circulate among you - some of you, among others. Thus does Allāh make clear to you the verses [i.e., His ordinances]; and Allāh is Knowing and Wise.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه مُروا عبيدكم وإماءكم، والأطفال الأحرار دون سن الاحتلام أن يستأذنوا عند الدخول عليكم في أوقات عوراتكم الثلاثة: من قبل صلاة الفجر؛ لأنه وقت الخروج من ثياب النوم ولبس ثياب اليقظة، ووقت خلع الثياب للقيلولة في الظهيرة، ومن بعد صلاة العشاء؛ لأنه وقت للنوم، وهذه الأوقات الثلاثة عورات لكم، يقل فيها التستر، أما فيما سواها فلا حرج إذا دخلوا بغير إذن؛ لحاجتهم في الدخول عليكم، طوافون عليكم للخدمة، وكما بيَّن الله لكم أحكام الاستئذان يبيِّن لكم آياته وأحكامه وحججه وشرائع دينه. والله عليم بما يصلح خلقه، حكيم في تدبيره أمورهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?