← Sure 28

28:27

قَالَ إِنِّىٓ أُرِيدُ أَنْ أُنكِحَكَ إِحْدَى ٱبْنَتَىَّ هَـٰتَيْنِ عَلَىٰٓ أَن تَأْجُرَنِى ثَمَـٰنِىَ حِجَجٍ ۖ فَإِنْ أَتْمَمْتَ عَشْرًا فَمِنْ عِندِكَ ۖ وَمَآ أُرِيدُ أَنْ أَشُقَّ عَلَيْكَ ۚ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

Kelime kelime

قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنِّىٓ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أُرِيدُ
istiyorum
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
أُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
أَنْ
sana nikahlamak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdatmasdar bağlacı
أُنكِحَكَ
ve evlendirin
Fiil
Kök: نكح
Dilbilgisi (i'rab)
أُنكِحَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
إِحْدَى
birini
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
إِحْدَىİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱبْنَتَىَّ
kızımdan
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱبْنَتَىَّİsimdişil ikil، merfû (nominatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
هَٰتَيْنِ
şu iki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
تَيْنِİsimism-i işaret، dişil ikil
عَلَىٰٓ
karşılığında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَن
bana hizmet etmen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَأْجُرَنِى
bana kulluk edersin
Fiil
Kök: أجر
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْجُرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
ثَمَٰنِىَ
sekiz
İsim
Kök: ثمن
Dilbilgisi (i'rab)
ثَمَٰنِىَİsimeril، mansûb (akuzatif)
حِجَجٍ
yıl
İsim
Kök: حجج
Dilbilgisi (i'rab)
حِجَجٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَإِنْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنْEdatşart
أَتْمَمْتَ
tamamlarsan
Fiil
Kök: تمم
Dilbilgisi (i'rab)
أَتْمَمْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَشْرًا
on(yıl)a
İsim
Kök: عشر
Dilbilgisi (i'rab)
عَشْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَمِنْ
artık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِندِكَ
o sendendir
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَمَآ
ben istemem
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآEdatolumsuzluk
أُرِيدُ
istemiyorum
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
أُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
أَنْ
zahmet vermek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdatmasdar bağlacı
أَشُقَّ
yardık
Fiil
Kök: شقق
Dilbilgisi (i'rab)
أَشُقَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
عَلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
سَتَجِدُنِىٓ
beni bulacaksın
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
تَجِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نِىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
إِن
eğer (İnşallah)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
شَآءَ
dilerse (İnşallah)
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah (İnşallah)
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مِنَ
iyilerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلصَّٰلِحِينَ
iyi
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Kadınların babası: "Bana sekiz yıl çalışmana karşılık bu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan o senden bir lütuf olur. Ama sana ağırlık vermek istemem. İnşallah beni iyi kimselerden bulacaksın" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Şuayb) Dedi ki: "Bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan artık o kendinden; yoksa sana ağırlık vermek istemem. İnşaallah beni iyi kimselerden bulacaksın."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Şuayb, Musa’ya) şöyle demişti: “Bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikâhlamak istiyorum. Süreyi on yıla tamamlarsan o sana kalmış bir şeydir; seni sıkıntıya düşürmek istemem. İnşallah beni dürüst olanlardan bulacaksın.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "I intend to wed one of these my daughters to thee, on condition that thou serve me for eight years; but if thou complete ten years, it will be (grace) from thee. But I intend not to place thee under a difficulty: thou wilt find me, indeed, if Allah wills, one of the righteous."

A. Yusuf Alipublic-domain

The father said, ‘I would like to marry you to one of these daughters of mine, on condition that you serve me for eight years: if you complete ten, it will be of your own free will. I do not intend to make things difficult for you: God willing, you will find I am a fair man.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: Lo! I fain would marry thee to one of these two daughters of mine on condition that thou hirest thyself to me for (the term of) eight pilgrimages. Then if thou completest ten it will be of thine own accord, for I would not make it hard for thee. Allah willing, thou wilt find me of the righteous.

M. Pickthallpublic-domain

He said, "Indeed, I wish to wed you one of these, my two daughters, on [the condition] that you serve me for eight years; but if you complete ten, it will be [as a favor] from you. And I do not wish to put you in difficulty. You will find me, if Allāh wills, from among the righteous."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال الشيخ لموسى: إني أريد أن أزوِّجك إحدى ابنتيَّ هاتين، على أن تكون أجيرًا لي في رعي ماشيتي ثماني سنين مقابل ذلك، فإن أكملت عشر سنين فإحسان من عندك، وما أريد أن أشق عليك بجعلها عشرا، ستجدني إن شاء الله من الصالحين في حسن الصحبة والوفاء بما قلتُ.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?