← Sure 7

7:100

أَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ أَهْلِهَآ أَن لَّوْ نَشَآءُ أَصَبْنَـٰهُم بِذُنُوبِهِمْ ۚ وَنَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

Kelime kelime

أَوَلَمْ
yola getirmedi mi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَهْدِ
yol gösterirse
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِلَّذِينَ
kimseleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَرِثُونَ
varis olanları
Fiil
Kök: ورث
Dilbilgisi (i'rab)
يَرِثُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْأَرْضَ
şu toprağa
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
مِنۢ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
أَهْلِهَآ
sahiplerinden
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
أَن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
لَّوْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّوْEdatşart
نَشَآءُ
biz dilesek
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
نَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
أَصَبْنَٰهُم
kendilerini de cezalandırırız
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصَبْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِذُنُوبِهِمْ
günahlarıyle
İsim
Kök: ذنب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذُنُوبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَنَطْبَعُ
ve mühürleriz
Fiil
Kök: طبع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَطْبَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
عَلَىٰ
üzerini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
قُلُوبِهِمْ
kalblerinin
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَهُمْ
artık onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
hiç işitmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَسْمَعُونَ
işitecekleri
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Kalblerini kapatıp mühürleriz de birşey duymazlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâlâ şu gerçek belli olmadı mı ki: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Önceki sakinlerinden sonra yeryüzüne mirasçı olanlara şu gerçek yol göstermedi mi: Dileseydik günahlarından dolayı onlara da (sıkıntılar) isabet ettirirdik. Kalplerini mühürleriz de (gerçekleri) duyamazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To those who inherit the earth in succession to its (previous) possessors, is it not a guiding, (lesson) that, if We so willed, We could punish them (too) for their sins, and seal up their hearts so that they could not hear?

A. Yusuf Alipublic-domain

Is it not clear to those who inherit the land from former generations that We can punish them too for their sins if We will? And seal up their hearts so that they cannot hear?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Is it not an indication to those who inherit the land after its people (who thus reaped the consequence of evil-doing) that, if We will, We can smite them for their sins and print upon their hearts so that they hear not?

M. Pickthallpublic-domain

Has it not become clear to those who inherited the earth after its [previous] people that if We willed, We could afflict them for their sins? But We seal over their hearts so they do not hear.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أوَلم يتبين للذين سكنوا الأرض من بعد إهلاك أهلها السابقين بسبب معاصيهم، فساروا سيرتهم، أن لو نشاء أصبناهم بسبب ذنوبهم كما فعلنا بأسلافهم، ونختم على قلوبهم، فلا يدخلها الحق، ولا يسمعون موعظة ولا تذكيرًا؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?