← Sure 4

4:23

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ أُمَّهَـٰتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَأَخَوَٰتُكُمْ وَعَمَّـٰتُكُمْ وَخَـٰلَـٰتُكُمْ وَبَنَاتُ ٱلْأَخِ وَبَنَاتُ ٱلْأُخْتِ وَأُمَّهَـٰتُكُمُ ٱلَّـٰتِىٓ أَرْضَعْنَكُمْ وَأَخَوَٰتُكُم مِّنَ ٱلرَّضَـٰعَةِ وَأُمَّهَـٰتُ نِسَآئِكُمْ وَرَبَـٰٓئِبُكُمُ ٱلَّـٰتِى فِى حُجُورِكُم مِّن نِّسَآئِكُمُ ٱلَّـٰتِى دَخَلْتُم بِهِنَّ فَإِن لَّمْ تَكُونُوا۟ دَخَلْتُم بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ وَحَلَـٰٓئِلُ أَبْنَآئِكُمُ ٱلَّذِينَ مِنْ أَصْلَـٰبِكُمْ وَأَن تَجْمَعُوا۟ بَيْنَ ٱلْأُخْتَيْنِ إِلَّا مَا قَدْ سَلَفَ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

Kelime kelime

حُرِّمَتْ
haram kılındı
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حُرِّمَتْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أُمَّهَٰتُكُمْ
analarınız
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَّهَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَبَنَاتُكُمْ
ve kızlarınız
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَنَاتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَخَوَٰتُكُمْ
ve kızkardeşleriniz
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَخَوَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَعَمَّٰتُكُمْ
ve halalarınız
İsim
Kök: عمم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَمَّٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَخَٰلَٰتُكُمْ
ve teyzeleriniz
İsim
Kök: خول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
خَٰلَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَبَنَاتُ
ve kızları
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَنَاتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْأَخِ
kardeş
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَخِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
وَبَنَاتُ
e kızları
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَنَاتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْأُخْتِ
kızkardeş
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أُخْتِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
وَأُمَّهَٰتُكُمُ
ve analarınız
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُمَّهَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّٰتِىٓ
sizi emziren
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّٰتِىٓİsimism-i mevsûl، dişil çoğul
أَرْضَعْنَكُمْ
(çocuğunuzu) emzirirlerse
Fiil
Kök: رضع
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْضَعْFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَخَوَٰتُكُم
ve bacılarınız
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَخَوَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
süt
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلرَّضَٰعَةِ
emzirmeyi
İsim
Kök: رضع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّضَٰعَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَأُمَّهَٰتُ
ve anaları
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُمَّهَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
نِسَآئِكُمْ
karılarınızın
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
نِسَآئِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَرَبَٰٓئِبُكُمُ
üvey kızlarınız
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَبَٰٓئِبُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّٰتِى
olan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّٰتِىİsimism-i mevsûl، dişil çoğul
فِى
birleştiğiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
حُجُورِكُم
vesayetiniz
İsim
Kök: حجر
Dilbilgisi (i'rab)
حُجُورِİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
karılarınızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
نِّسَآئِكُمُ
kadınlar
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
نِّسَآئِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّٰتِى
evlerinizde bulunan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّٰتِىİsimism-i mevsûl، dişil çoğul
دَخَلْتُم
birleşmeniz
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
دَخَلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهِنَّ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِنَّİsimzamir، 3. çoğul dişil
فَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
لَّمْ
olmamışsa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
تَكُونُوا۟
olmayın
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
دَخَلْتُم
birleşmeniz
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
دَخَلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهِنَّ
onlarla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِنَّİsimzamir، 3. çoğul dişil
فَلَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
جُنَاحَ
bir günah
İsim
Kök: جنح
Dilbilgisi (i'rab)
جُنَاحَİsimeril، mansûb (akuzatif)
عَلَيْكُمْ
üzerinize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَحَلَٰٓئِلُ
ve karıları
İsim
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حَلَٰٓئِلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
أَبْنَآئِكُمُ
oğullarınızın
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْنَآئِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّذِينَ
kendi sulbünüzden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مِنْ
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَصْلَٰبِكُمْ
bel
İsim
Kök: صلب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْلَٰبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَن
ve almanız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنEdatmasdar bağlacı
تَجْمَعُوا۟
biriktirdikleri
Fiil
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَيْنَ
bir arada
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلْأُخْتَيْنِ
iki kızkardeşi
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أُخْتَيْنِİsimdişil ikil، mecrûr (genitif)
إِلَّا
ancak hariç
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdatistisnâ (illâ)
مَا
olanlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
قَدْ
geçmişte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
سَلَفَ
geçmişte
Fiil
Kök: سلف
Dilbilgisi (i'rab)
سَلَفَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كَانَ
çok bağışlayan
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
غَفُورًا
çok bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
رَّحِيمًا
çok esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Sizlere, analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeşlerinizin kızları, kızkardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızin yanınızda kalan üvey kızlarınız ki onlarla gerdeğe girmemişseniz size bir engel yoktur, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, -geçmişte olanlar artık geçmiştir- size haram kılındı. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, süt (emmekten dolayı oluşan) kız kardeşleriniz, kadınlarınızın (eşlerinizin) anneleri, kendileriyle (cinsel ilişki ile) birleştiğiniz kadınlarınızdan (eşlerinizden) olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız da size haram kılınmıştır. Onlarla (hanımlarla nikâhlanmış da) henüz (cinsel ilişki ile) birleşmemiş (ve onlardan boşanmış)sanız, (onların kızlarını almanızda) size herhangi bir vebal yoktur. Kendi neslinizden olan oğullarınızın helalleri (gelinleriniz) ve iki kız kardeşi (aynı anda) birlikte almak da (size haram kılındı). Ancak geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Prohibited to you (For marriage) are:- Your mothers, daughters, sisters; father's sisters, Mother's sisters; brother's daughters, sister's daughters; foster-mothers (Who gave you suck), foster-sisters; your wives' mothers; your step-daughters under your guardianship, born of your wives to whom ye have gone in,- no prohibition if ye have not gone in;- (Those who have been) wives of your sons proceeding from your loins; and two sisters in wedlock at one and the same time, except for what is past; for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful;-

A. Yusuf Alipublic-domain

You are forbidden to take as wives your mothers, daughters, sisters, paternal and maternal aunts, the daughters of brothers and daughters of sisters, your milk-mothers and milk-sisters, your wives’ mothers, the stepdaughters in your care- those born of women with whom you have consummated marriage, if you have not consummated the marriage, then you will not be blamed- wives of your begotten sons, two sisters simultaneously- with the exception of what is past: God is most forgiving and merciful-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Forbidden unto you are your mothers, and your daughters, and your sisters, and your father's sisters, and your mother's sisters, and your brother's daughters and your sister's daughters, and your foster-mothers, and your foster-sisters, and your mothers-in-law, and your step-daughters who are under your protection (born) of your women unto whom ye have gone in - but if ye have not gone in unto them, then it is no sin for you (to marry their daughters) - and the wives of your sons who (spring) from your own loins. And (it is forbidden unto you) that ye should have two sisters together, except what hath already happened (of that nature) in the past. Lo! Allah is ever Forgiving, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

Prohibited to you [for marriage] are your mothers, your daughters, your sisters, your father's sisters, your mother's sisters, your brother's daughters, your sister's daughters, your [milk] mothers who nursed you, your sisters through nursing, your wives' mothers, and your step-daughters under your guardianship [born] of your wives unto whom you have gone in. But if you have not gone in unto them, there is no sin upon you. And [also prohibited are] the wives of your sons who are from your [own] loins, and that you take [in marriage] two sisters simultaneously, except for what has already occurred. Indeed, Allāh is ever Forgiving and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

حرَّم الله عليكم نكاح أمهاتكم، ويدخل في ذلك الجدَّات مِن جهة الأب أو الأم، وبناتكم: ويشمل بنات الأولاد وإن نزلن، وأخواتكم الشقيقات أو لأب أو لأم، وعماتكم: أخوات آبائكم وأجدادكم، وخالاتكم: أخوات أمهاتكم وجداتكم، وبنات الأخ، وبنات الأخت: ويدخل في ذلك أولادهن، وأمهاتكم اللاتي أرضعنكم، وأخواتكم من الرضاعة -وقد حرَّم رسول الله صلى الله عليه وسلم من الرضاع ما يحرم من النسب- وأمهات نسائكم، سواء دخلتم بنسائكم، أم لم تدخلوا بهن، وبنات نسائكم من غيركم اللاتي يتربَّيْنَ غالبًا في بيوتكم وتحت رعايتكم، وهن مُحرَّمَات فإن لم يكنَّ في حجوركم، ولكن بشرط الدخول بأمهاتهن، فإن لم تكونوا دخلتم بأمهاتهن وطلقتموهن أو متْنَ قبل الدخول فلا جناح عليكم أن تنكحوهن، كما حرَّم الله عليكم أن تنكحوا زوجات أبنائكم الذين من أصلابكم، ومن أُلحق بهم مِن أبنائكم من الرضاع، وهذا التحريم يكون بالعقد عليها، دخل الابن بها أم لم يدخل، وحرَّم عليكم كذلك الجمع في وقت واحد بين الأختين بنسب أو رضاع إلا ما قد سلف ومضى منكم في الجاهلية. ولا يجوز كذلك الجمع بين المرأة وعمتها أو خالتها كما جاء في السنة. إن الله كان غفورًا للمذنبين إذا تابوا، رحيمًا بهم، فلا يكلفهم ما لا يطيقون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?