← Sure 39

39:67

وَمَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦ وَٱلْأَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ وَٱلسَّمَـٰوَٰتُ مَطْوِيَّـٰتٌۢ بِيَمِينِهِۦ ۚ سُبْحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Kelime kelime

وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
قَدَرُوا۟
takdir edemediler
Fiil
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
قَدَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
حَقَّ
gereği gibi
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
قَدْرِهِۦ
O'nun kadrini
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱلْأَرْضُ
ve yer
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضُİsimdişil، merfû (nominatif)
جَمِيعًا
tamamen
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمِيعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قَبْضَتُهُۥ
O'nun avucu içindedir
İsim
Kök: قبض
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْضَتُİsimdişil، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَوْمَ
günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَٱلسَّمَٰوَٰتُ
ve gökler
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
مَطْوِيَّٰتٌۢ
dürülmüştür
İsim
Kök: طوي
Dilbilgisi (i'rab)
مَطْوِيَّٰتٌۢİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِيَمِينِهِۦ
sağ elinde
İsim
Kök: يمن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
يَمِينِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
سُبْحَٰنَهُۥ
O münezzehtir
İsim
Kök: سبح
Dilbilgisi (i'rab)
سُبْحَٰنَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَتَعَٰلَىٰ
ve yücedir
Fiil
Kök: علو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَعَٰلَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَمَّا
onların ortak koştuklarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
يُشْرِكُونَ
onların ortak koştukları
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
يُشْرِكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onlar Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. Bütün yeryüzü, kıyamet günü O'nun avucundadır; gökler O'nun kudretiyle dürülmüş olacaktır. O, putperestlerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki bütün yer kıyamet günü O'nun avucundadır. Gökler de kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve çok yüksektir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(İnkârcılar) Allah’ı gerektiği gibi tanımadılar. Kıyamet günü bütün yer, O’nun yetkisindedir. Gökler de O’nun sağ eliyle (kudretiyle) dürülmüş (olacaktır). O, onların ortak koştuklarından yücedir ve uzaktır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

No just estimate have they made of Allah, such as is due to Him: On the Day of Judgment the whole of the earth will be but His handful, and the heavens will be rolled up in His right hand: Glory to Him! High is He above the Partners they attribute to Him!

A. Yusuf Alipublic-domain

These people have no grasp of God’s true measure. On the Day of Resurrection, the whole earth will be in His grip. The heavens will be rolled up in His right hand- Glory be to Him! He is far above the partners they ascribe to Him!-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they esteem not Allah as He hath the right to be esteemed, when the whole earth is His handful on the Day of Resurrection, and the heavens are rolled in His right hand. Glorified is He and High Exalted from all that they ascribe as partner (unto Him).

M. Pickthallpublic-domain

They have not appraised Allāh with true appraisal, while the earth entirely will be [within] His grip on the Day of Resurrection, and the heavens will be folded in His right hand. Exalted is He and high above what they associate with Him.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما عظَّم هؤلاء المشركون اللهَ حق تعظيمه؛ إذ عبدوا معه غيره مما لا ينفع ولا يضر، فسوَّوا المخلوق مع عجزه بالخالق العظيم، الذي من عظيم قدرته أن جميع الأرض في قبضته يوم القيامة، والسموات مطويات بيمينه، تنزه وتعاظم سبحانه وتعالى عما يشرك به هؤلاء المشركون، وفي الآية دليل على إثبات القبضة، واليمين، والطيِّ، لله كما يليق بجلاله وعظمته، من غير تكييف ولا تشبيه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?