← Sure 6

6:99

وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦ نَبَاتَ كُلِّ شَىْءٍ فَأَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُّخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُّتَرَاكِبًا وَمِنَ ٱلنَّخْلِ مِن طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّـٰتٍ مِّنْ أَعْنَابٍ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَـٰبِهٍ ۗ ٱنظُرُوٓا۟ إِلَىٰ ثَمَرِهِۦٓ إِذَآ أَثْمَرَ وَيَنْعِهِۦٓ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكُمْ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

وَهُوَ
ve O'dur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلَّذِىٓ
kimse
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَنزَلَ
indiren
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
مَآءً
suyu
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
مَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَأَخْرَجْنَا
çıkardık
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَخْرَجْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
نَبَاتَ
bitkiyi
İsim
Kök: نبت
Dilbilgisi (i'rab)
نَبَاتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
çeşit
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَأَخْرَجْنَا
ve çıkardık
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَخْرَجْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِنْهُ
o (bitki)den
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
خَضِرًا
bir filiz
İsim
Kök: خضر
Dilbilgisi (i'rab)
خَضِرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
نُّخْرِجُ
çıkarıyoruz
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
نُّخْرِجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مِنْهُ
ondan da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
حَبًّا
daneler
İsim
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
حَبًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مُّتَرَاكِبًا
birbiri üzerine binmiş
İsim
Kök: ركب
Dilbilgisi (i'rab)
مُّتَرَاكِبًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَمِنَ
hurmanın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّخْلِ
hurma
İsim
Kök: نخل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّخْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
مِن
tomurcuğundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
طَلْعِهَا
tomurcukları
İsim
Kök: طلع
Dilbilgisi (i'rab)
طَلْعِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
قِنْوَانٌ
sarkan
İsim
Kök: قنو
Dilbilgisi (i'rab)
قِنْوَانٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
دَانِيَةٌ
salkımlar
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
دَانِيَةٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
وَجَنَّٰتٍ
ve bahçeleri
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَنَّٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْ
üzüm
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَعْنَابٍ
ve üzüm
İsim
Kök: عنب
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْنَابٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَٱلزَّيْتُونَ
ve zeytin
İsim
Kök: زيت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
زَّيْتُونَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلرُّمَّانَ
ve nar
İsim
Kök: رمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رُّمَّانَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مُشْتَبِهًا
(kimi) birbirine benzer
İsim
Kök: شبه
Dilbilgisi (i'rab)
مُشْتَبِهًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَغَيْرَ
(kimi) benzemez
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَيْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مُتَشَٰبِهٍ
birbirine benzer
İsim
Kök: شبه
Dilbilgisi (i'rab)
مُتَشَٰبِهٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
ٱنظُرُوٓا۟
bakın
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱنظُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَىٰ
meyvesine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
ثَمَرِهِۦٓ
ürünü
İsim
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
ثَمَرِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِذَآ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَآİsimzaman zarfı
أَثْمَرَ
meyve verirken
Fiil
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَثْمَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَيَنْعِهِۦٓ
ve olgunlaştığı
İsim
Kök: ينع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَنْعِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِى
bunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكُمْ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كُمْEdatmuhâtab، son ek، eril çoğul
لَءَايَٰتٍ
çok ibret vardır
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ءَايَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّقَوْمٍ
toplumu için
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يُؤْمِنُونَ
inananlar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

O, gökten su indirendir. Her bitkiyi onunla bitirdik, ondan bitirdiğimiz yeşilden, birbirine benzeyen ve benzemeyen yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar çıkardık. Ürün verdiklerinde ürünlerine, olgunlaşmalarına bir bakın. Bunlarda, inananlar için, şüphesiz, deliller vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O, gökten su indirendir. İşte biz her çeşit bitkiyi onunla (topraktan bitirip) çıkarmaktayız. Ondan (o bitkiden) de kendisinde üst üste binmiş taneler bitireceğimiz bir yeşillik, hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, bir kısmı birbirine benzeyen, bir kısmı da benzemeyen üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri çıkarıp (yaratmaktayız). Oluşurken meyvesine ve olgunlaşmış hâline bakın! Şüphesiz ki bütün bunlarda inanan bir toplum için dersler vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

It is He Who sendeth down rain from the skies: with it We produce vegetation of all kinds: from some We produce green (crops), out of which We produce grain, heaped up (at harvest); out of the date-palm and its sheaths (or spathes) (come) clusters of dates hanging low and near: and (then there are) gardens of grapes, and olives, and pomegranates, each similar (in kind) yet different (in variety): when they begin to bear fruit, feast your eyes with the fruit and the ripeness thereof. Behold! in these things there are signs for people who believe.

A. Yusuf Alipublic-domain

It is He who sends down water from the sky. With it We produce the shoots of each plant, then bring greenery from it, and from that We bring out grains, one riding on the other in close-packed rows. From the date palm come clusters of low-hanging dates, and there are gardens of vines, olives, and pomegranates, alike yet different. Watch their fruits as they grow and ripen! In all this there are signs for those who would believe.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He it is Who sendeth down water from the sky, and therewith We bring forth buds of every kind; We bring forth the green blade from which We bring forth the thick-clustered grain; and from the date-palm, from the pollen thereof, spring pendant bunches; and (We bring forth) gardens of grapes, and the olive and the pomegranate, alike and unlike. Look upon the fruit thereof, when they bear fruit, and upon its ripening. Lo! herein verily are portents for a people who believe.

M. Pickthallpublic-domain

And it is He who sends down rain from the sky, and We produce thereby the growth of all things. We produce from it greenery from which We produce grains arranged in layers. And from the palm trees - of its emerging fruit are clusters hanging low. And [We produce] gardens of grapevines and olives and pomegranates, similar yet varied. Look at [each of] its fruit when it yields and [at] its ripening. Indeed in that are signs for a people who believe.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والله سبحانه هو الذي أنزل من السحاب مطرًا فأخرج به نبات كل شيء، فأخرج من النبات زرعًا وشجرًا أخضر، ثم أخرج من الزرع حَبًّا يركب بعضه بعضًا، كسنابل القمح والشعير والأرز، وأخرج من طلع النخل -وهو ما تنشأ فيه عذوق الرطب- عذوقًا قريبة التناول، وأخرج سبحانه بساتين من أعناب، وأخرج شجر الزيتون والرمان الذي يتشابه في ورقه ويختلف في ثمره شكلا وطعمًا وطبعًا. انظروا أيها الناس إلى ثمر هذا النبات إذا أثمر، وإلى نضجه وبلوغه حين يبلغ. إن في ذلكم - أيها الناس - لدلالات على كمال قدرة خالق هذه الأشياء وحكمته ورحمته لقوم يصدقون به تعالى ويعملون بشرعه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?