← Sure 7

7:20

فَوَسْوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيْطَـٰنُ لِيُبْدِىَ لَهُمَا مَا وُۥرِىَ عَنْهُمَا مِن سَوْءَٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَىٰكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَـٰذِهِ ٱلشَّجَرَةِ إِلَّآ أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ ٱلْخَـٰلِدِينَ

Kelime kelime

فَوَسْوَسَ
derken fısıldadı
Fiil
Kök: وسوس
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
وَسْوَسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُمَا
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمَاİsimzamir، 3. ikil
ٱلشَّيْطَٰنُ
şeytan
İsim
Kök: شطن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّيْطَٰنُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
لِيُبْدِىَ
göstermek için
Fiil
Kök: بدو
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُبْدِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَهُمَا
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمَاİsimzamir، 3. ikil
مَا
olan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
وُۥرِىَ
gizlenmiş
Fiil
Kök: وري
Dilbilgisi (i'rab)
وُۥرِىَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَنْهُمَا
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
مِن
çirkin yerlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
سَوْءَٰتِهِمَا
cesedini
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَوْءَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
وَقَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَا
sizi men'etti
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
نَهَىٰكُمَا
men'olundum
Fiil
Kök: نهي
Dilbilgisi (i'rab)
نَهَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمَاİsimzamir، son ek، 2. ikil
رَبُّكُمَا
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كُمَاİsimzamir، son ek، 2. ikil
عَنْ
(-tan)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هَٰذِهِ
şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذِهِİsimism-i işaret، dişil tekil
ٱلشَّجَرَةِ
ağaç(tan)
İsim
Kök: شجر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّجَرَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
إِلَّآ
sırf
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَكُونَا
olursunuz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. ikil
اİsimzamir، son ek، 2. ikil
مَلَكَيْنِ
ikiniz de birer melek
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مَلَكَيْنِİsimeril ikil، mansûb (akuzatif)
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
تَكُونَا
olursunuz (diye)
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. ikil
اİsimzamir، son ek، 2. ikil
مِنَ
ebedi kalıcılardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْخَٰلِدِينَ
sürekli kalacaklardır
İsim
Kök: خلد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَٰلِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(O sırada) şeytan, birbirlerine kapalı edep yerlerini kendilerine göstermek için onlara (Âdem ve eşine) vesvese vermiş, “Rabbiniz size bu ağacı ancak melek olursunuz veya çok uzun yaşayanlardan olursunuz diye yasakladı!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Then began Satan to whisper suggestions to them, bringing openly before their minds all their shame that was hidden from them (before): he said: "Your Lord only forbade you this tree, lest ye should become angels or such beings as live for ever."

A. Yusuf Alipublic-domain

Satan whispered to them so as to expose their nakedness, which had been hidden from them: he said, ‘Your Lord only forbade you this tree to prevent you becoming angels or immortals,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Then Satan whispered to them that he might manifest unto them that which was hidden from them of their shame, and he said: Your Lord forbade you from this tree only lest ye should become angels or become of the immortals.

M. Pickthallpublic-domain

But Satan whispered to them to make apparent to them that which was concealed from them of their private parts. He said, "Your Lord did not forbid you this tree except that you become angels or become of the immortal."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فألقى الشيطان لآدم وحواء وسوسة لإيقاعهما في معصية الله تعالى بالأكل من تلك الشجرة التي نهاهما الله عنها؛ لتكون عاقبتهما انكشاف ما سُتر من عوراتهما، وقال لهما في محاولة المكر بهما: إنما نهاكما ربكما عن الأكل مِن ثمر هذه الشجرة مِن أجل أن لا تكونا ملَكين، ومِن أجل أن لا تكونا من الخالدين في الحياة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?