← Sure 7

7:89

قَدِ ٱفْتَرَيْنَا عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا إِنْ عُدْنَا فِى مِلَّتِكُم بَعْدَ إِذْ نَجَّىٰنَا ٱللَّهُ مِنْهَا ۚ وَمَا يَكُونُ لَنَآ أَن نَّعُودَ فِيهَآ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّنَا ۚ وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا ۚ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا ۚ رَبَّنَا ٱفْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِٱلْحَقِّ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْفَـٰتِحِينَ

Kelime kelime

قَدِ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدِEdattahkik (kad)
ٱفْتَرَيْنَا
atmış oluruz
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱفْتَرَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَى
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
كَذِبًا
yalan
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذِبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِنْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنْEdatşart
عُدْنَا
tekrar ona dönersek
Fiil
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
عُدْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِى
sizin dininize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
مِلَّتِكُم
dinine
İsim
Kök: ملل
Dilbilgisi (i'rab)
مِلَّتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
إِذْ
ne zaman ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
نَجَّىٰنَا
bizi kurtardı
Fiil
Kök: نجو
Dilbilgisi (i'rab)
نَجَّىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مِنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَمَا
değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
يَكُونُ
mümkün
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَنَآ
bizim için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَآİsimzamir، 1. çoğul
أَن
dönmemiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
نَّعُودَ
biz de döneriz
Fiil
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
نَّعُودَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
فِيهَآ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
إِلَّآ
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdatistisnâ (illâ)
أَن
dilemesi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَشَآءَ
dilemesi
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
رَبُّنَا
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَسِعَ
kuşatmıştır
Fiil
Kök: وسع
Dilbilgisi (i'rab)
وَسِعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبُّنَا
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عِلْمًا
bilgice
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَلَى
Allah'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
تَوَكَّلْنَا
dayanmışız
Fiil
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
تَوَكَّلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
رَبَّنَا
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱفْتَحْ
aç(ığa çıkar)
Fiil
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱفْتَحْFiilemir، 2. tekil eril
بَيْنَنَا
aramızı
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَبَيْنَ
ve arasını
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
قَوْمِنَا
kavmimizin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِٱلْحَقِّ
gerçekle
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَأَنتَ
muhakkak ki sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
خَيْرُ
en iyisisin
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلْفَٰتِحِينَ
aç(ığa çıkar)anlanın
İsim
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَٰتِحِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, "Ey Şuayb! Ya dinimize dönersiniz ya da, and olsun ki seni ve inananları seninle beraber kentimizden çıkarırız" dediler. Şuayb, onlara: "İstemezsek de mi? Allah bizi dininizden kurtardıktan sonra ona dönecek olursak, doğrusu Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakışmaz. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a güvendik. Rabbimiz! Bizimle milletimiz arasında hak ile Sen hüküm ver, Sen hükmedenlerin en hayırlısısın" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Andolsun ki), Allah bizi ondan (kâfirlikten) kurtardıktan sonra tekrar sizin dininize dönersek, Allah'a karşı iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi hali müstesna geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a dayanırız. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah bizi o (yanlış inanış)tan kurtardıktan sonra sizin dininize dönersek Allah’a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah’ın dilemesi hariç, ona (Medyenlilerin dinine) dönmemiz mümkün değildir. Rabbimiz ilim bakımından her şeyi kapsamıştır. Biz yalnızca Allah’a güvendik! Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmü (sen) ver! Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"We should indeed invent a lie against Allah, if we returned to your ways after Allah hath rescued us therefrom; nor could we by any manner of means return thereto unless it be as in the will and plan of Allah, Our Lord. Our Lord can reach out to the utmost recesses of things by His knowledge. In the Allah is our trust. our Lord! decide Thou between us and our people in truth, for Thou art the best to decide."

A. Yusuf Alipublic-domain

If we were to return to your religion after God has saved us from it, we would be inventing lies about Him: there is no way we could return to it- unless by the will of God our Lord: in His knowledge He comprehends everything. We put our trust in God. Our Lord, expose the truth [and judge] between us and our people, for You are the best judge.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We should have invented a lie against Allah if we returned to your religion after Allah hath rescued us from it. It is not for us to return to it unless Allah our Lord should (so) will. Our Lord comprehendeth all things in knowledge. In Allah do we put our trust. Our Lord! Decide with truth between us and our folk, for Thou art the best of those who make decision.

M. Pickthallpublic-domain

We would have invented against Allāh a lie if we returned to your religion after Allāh had saved us from it. And it is not for us to return to it except that Allāh, our Lord, should will. Our Lord has encompassed all things in knowledge. Upon Allāh we have relied. Our Lord, decide between us and our people in truth, and You are the best of those who give decision."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال شعيب لقومه مستدركًا: قد اختلقنا على الله الكذب إن عُدْنا إلى دينكم بعد أن أنقذنا الله منه، وليس لنا أن نتحول إلى غير دين ربنا إلا أن يشاء الله ربنا، وقد وسع ربنا كل شيء علمًا، فيعلم ما يصلح للعباد، على الله وحده اعتمادنا هداية ونصرة، ربنا احكم بيننا وبين قومنا بالحق، وأنت خير الحاكمين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular