← Sure 12

12:10

قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ لَا تَقْتُلُوا۟ يُوسُفَ وَأَلْقُوهُ فِى غَيَـٰبَتِ ٱلْجُبِّ يَلْتَقِطْهُ بَعْضُ ٱلسَّيَّارَةِ إِن كُنتُمْ فَـٰعِلِينَ

Kelime kelime

قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
قَآئِلٌ
bir sözcü
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَآئِلٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهُمْ
içlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
öldürmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَقْتُلُوا۟
öldürmeyin
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
تَقْتُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
يُوسُفَ
Yusuf'u
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
يُوسُفَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
وَأَلْقُوهُ
onu atın
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَلْقُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فِى
dibine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
غَيَٰبَتِ
dip
İsim
Kök: غيب
Dilbilgisi (i'rab)
غَيَٰبَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلْجُبِّ
kuyunun
İsim
Kök: جبب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جُبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
يَلْتَقِطْهُ
onu (görüp) alsın
Fiil
Kök: لقط
Dilbilgisi (i'rab)
يَلْتَقِطْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بَعْضُ
biri
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلسَّيَّارَةِ
kervanlardan
İsim
Kök: سير
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّيَّارَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتُمْ
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَٰعِلِينَ
yapacak
İsim
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
فَٰعِلِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İçlerinden biri: "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Böyle yaparsanız yolculardan onu bulup alan olur" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İçlerinden bir söz sahibi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, bir kuyunun dibine bırakın da ordan geçen kafilenin biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İçlerinden biri “Yusuf’u öldürmeyin; (mutlaka bir şey) yapacaksanız onu o kuyunun görünmeyen yerine bırakın da kervanlardan biri onu alsın.” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Said one of them: "Slay not Joseph, but if ye must do something, throw him down to the bottom of the well: he will be picked up by some caravan of travellers."

A. Yusuf Alipublic-domain

[Another of them] said, ‘Do not kill Joseph, but, if you must, throw him into the hidden depths of a well where some caravan may pick him up.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

One among them said: Kill not Joseph but, if ye must be doing, fling him into the depth of the pit; some caravan will find him.

M. Pickthallpublic-domain

Said a speaker among them, "Do not kill Joseph but throw him into the bottom of the well; some travelers will pick him up - if you would do [something]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال قائل من إخوة يوسف: لا تقتلوا يوسف وألقوه في جوف البئر يلتقطه بعض المارَّة من المسافرين فتستريحوا منه، ولا حاجة إلى قتله، إن كنتم عازمين على فعل ما تقولون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular